Selamün Yavuz (Hollanda Gündemi) Ekonomide son durum (3): Teknolojide dönüşüm

ABD Merkez Bankası FED’in geçen yılın sonunda yarım puanlık faiz artışı kararı sonucu gelişmiş ülkelere sermaye akımı yumuşak olacağından 3 milyar insandan oluşan tüketici potansiyeli (eskimiş) Batı teknolojisi ürünlerini bir süre daha büyük oranda borçlanarak satın almaya devam edecek.

Kriz döneminde teknolojiye yatırım

Gelişmiş Batı ekonomileri 2008’den beri her ne kadar ekonomik kriz içerisinde olsalar bile bu dönemde teknolojik gelişme için yatırımlarını sürdürdüler; inovasyon ve yeni teknolojilere mali yatırımlar azalma trendi (yüzde -1,9) göstermesine rağmen, gerçekleştirilen inovasyon ve yeni teknolojiler artarak devam etti.

Rotterdam Erasmus Üniversitesi tarafından 2015’in Kasım ayında açıklanan bir araştırma raporuna göre, üretim ve hizmette tamamen inovasyon ve yeni teknolojilerin kullanılması bir yıl içerisinde yüzde 3,5 arttı; var olan üretim ve hizmetin iyileştirilmesinde bu artış yüzde 5,2 oldu.

Hollanda’dan örneğini verdiğimiz bu artış sonucu Batılı ülkeler, orta vadede, yani yaklaşık bir 10-15 yıl içerisinde gerçekleştirecekleri teknolojik yeniliklerle gelişmekte olan ülkeleri bir kez daha ‘ofsayt’ pozisyonuna düşürecekler.

Teknolojideki bu dönüşüm, örneğin halâ Batı ekonomilerinin can damarı olan otomotiv sanayiinde olacak. Benzinli, mazotlu ve LPG uyumlu otomobillerin tarihe karışması çok uzun bir zaman almayacak. 2015’te Hollanda’da satılan yeni otomobillerin yüzde 10’u petrol ürünlerinden bağımsız olarak çalışıyor ve 350 km yol kat edebiliyor. Aralık 2015’te satılan yeni otomobillerde bu oran yüzde 25. İlk sürücüsüz otomobiller 2018 yılında Avrupa’da trafiğe çıkacak.

Bu teknolojik gelişmelerle paralel, otoyollara ve tren yollarına alternatif olarak yeni bireysel ve toplu ulaşım teknolojileri hayata geçirilecek.

Amsterdam Vrije Universiteit tarafından geliştirilen ve ‘Zora’ adı verilen robot Hollanda’nın Uithoorn kentinde ‘pilot okul’ seçtikleri bir ortaokulda öğrencilere matematik dersi veriyor ve öğrencilerin anlayamadıkları matematik formüllerini bıkmadan tekrar tekrar açıklıyor.

İnanın, bundan 10 yıl sonra bugün elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonları ‘geri zekâlı’ diye nitelendireceğiz.

Alternatif enerji kaynakları dünyadaki petrol bağımlılığına son verecek. Bu bağlamda günümüzde Ortadoğu’da yaşanan kargaşayı egemen güçlerin o bölgedeki enerji kaynaklarını elde etmek için yaptığını düşünmek dünyadaki gelişmelerden bihaber olmak anlamına gelir. Zira egemen güçler zaten o bölgedeki petrol yataklarına sahipler. Shell, BP, Exxon (Esso), Total vs. zaten o bölgede petrol kuyularını aralarında paylaşmışlar.

Kaldı ki geçen ay Paris’te yapılan ‘İklim Zirvesi’nde ekonomide fosil enerji tüketiminin giderek azaltılması yönünde önemli kararlar alındı. Teknoloji üreten ülkelerin petrol bağımlılığı azalacağından petrol üreten ülkelerle teknoloji üreten ülkeler arasında yeni dengeler oluşacak.

Karınca ile Ağustos Böceği misali…

Gelişmiş ülkelerin ekonomilerinin kriz yıllarındaki durumunu görünce ‘Bunlar bir daha ayağa kalkamaz, ekonomileri mahvoldu’ diye düşünen gelişmekte olan ülkeler, modası geçmiş teknolojileri borçlanarak ithal edip tabiri caizse ‘mayışarak’ teknolojiye bir kuruş yatırım yapmadan zamanı geçirdilerse vay hallerine!

Ama bir nebze de olsa kendi ekonomilerinde teknolojiye yatırım yaptılarsa dünyadaki bu parasal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere ayak uydurup ülke ekonomilerini ve yurttaşlarının refah düzeyini hatırı sayılır şekilde geliştirebilirler.

Yani Karınca ile Ağustos Böceği misali…

Karınca gibi ileriye dönük gayret sarf ederek teknolojiye yatırım yapan gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler orta ve uzun vadede refah içinde yaşayacaklar.

Aslında eskimiş teknolojileri borçlanarak ithal eden ülkeler Ağustos Böceği gibi günlük ve kısa dönemli bir refah düzeyine ulaşıp uzun vadede bağımlı olmaya mahkûm kalacaklar.

2016 ve önümüzdeki yıllarda teknolojik gelişmeler ve sermaye akımındaki değişiklikler nedeniyle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dengeler, gelişmiş Batı ülkeleri lehine olacak gibi görünüyor.

Gelişmeler Hollanda’ya nasıl yansır?

Hollanda ve dünya ekonomisinin son durumunu ele aldığımız üç bölümlük yazı dizimizdeki bu gelişmeleri göz önüne alırsak, bunun Hollanda’ya ve burada yaşayan insanlara yansıması nasıl olacak?

Hollanda, küresel sermayede azımsanmayacak ölçüde söz sahibi olduğundan ve kriz döneminde eğitim, inovasyon ve yeni teknolojilere yaptığı yatırımlardan dolayı gelişmiş ülkeler safındaki yerini koruyacak.

Diğer yandan, hem Hollanda Merkez Bankası’nın raporundaki verilere göre, hem de koalisyon hükümetinin açıklamalarına göre, 2016 yılında çalışanların gelir düzeyinde önemli bir artış olacak. Bu gelir artışının önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor. İşsizlerin bu yükselen refahtan pay almaları ancak 2017 yılında gerçekleşecek; çünkü ekonomik gelişmenin etkileri ancak 2017’de önemli ölçüde istihdama yansıyacak. Hafta arasında açıklanan işsizlik sayısındaki düşüş de bunun ilk göstergesi olarak kabul edilebilir.

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.         

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans