Selamün Yavuz (Hollanda Gündemi) Haydi sandık başına

Selamün Yavuz Haydi sandık başınaHaydi sandık başına

19 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere şurada birkaç gün kaldı. Seçimlerde oy hakkımı kullanayım mı; oyumu kime vereyim; bir tek oy hakkım var, ben oy vermesem ne fark eder ki soruları muhtemelen birçoğumuzun kafasını şu günlerde meşgul ediyor. En azından Hollanda Türk toplumunun Hollanda yerel seçimlerine odaklanmasını ümit ediyorum.

İki yerel seçim
Hollanda’daki yerel seçimlerden tam 11 gün sonra Türkiye’de yapılacak yerel seçimler, orada oy kullanma hakkına sahip olmadığımız halde bizi oldukça meşgul ediyor. Yakından takip ettiğimiz her iki ülkedeki seçimlere adım adım yaklaşırken, her iki ülke arasındaki siyaset anlayışının da ne kadar farklı olduğuna hep birlikte şahit oluyoruz. Türkiye’de siyasi parti liderleri kent meydanlarına on binlerce insanı toplayıp rekabet içinde oldukları partilerin ne kadar kötü ve art niyetleri olduklarını anlatarak kendi adayları için destek isterken, Hollanda’da adaylar, partilerin önde gelen isimleri ve parti liderleri seçmenlere ellerinde bir gül ya da parti broşürü vererek, onlarla birebir görüşerek, partilerinin seçim programlarını anlatarak propaganda çalışmalarını yürütüyorlar. Hollanda’da bir parti lideri bir akşam vakti evinizin zilini çalıp size parti programını anlatıp sizden oy istese hiçbirimiz bunu anormal karşılamayız.

Tek bir oy bile önemli
Türkiye’de siyasi partiler seçim propagandalarında toplum psikolojisini etkileyerek oy peşinde koşarken, burada siyasi partilerin liderleri bile ‘kazanılan bir oy, bir oydur’ anlayışıyla propaganda çalışmalarını yürütüyorlar. İşte tam bu noktada sizin kullanacağınız tek bir oy’un önemi ve ağırlığı da ortaya çıkıyor. Herhangi bir partiye ya da adaya sempati duymanıza rağmen, ‘tek bir oy’um var, versem ne fark eder, vermesem ne fark eder’ düşüncesiyle sizler gibi yüzlerce, binlerce insanın sandık başına gitmediğini farz edin. Böyle bir durumda sizin ve diğer binlerce insanın sempati duyduğu parti binlerce daha az oy alacak ve aslında seçilmesini istediğiniz aday belki seçilemeyecek. Onu için kullanacağınız her bir oy’un, sizin sandığınızdan daha önemli olduğu bilinciyle oy hakkınızı mutlaka kullanın.

Demokratik rejimlerde oy hakkını kullanmak, aynı zamanda toplumların demokrasi bilincinin de ifadesidir. Unutmayın ki, sizin gibi özgür bir şekilde oy kullanma hakkı isteyen, ama bu hakka sahip olmayan milyarlarca insan var bu yeryüzünde. Çünkü uygarlığın getirdiği bu noktada herkes, kimler tarafından yönetilmek istediğini kendisi belirlemek istiyor. Oy hakkınızı kullanmak, hem bir vatandaşlık görevi, hem de demokrasiye olan inancın bir tescilidir.

Nasıl tercih yapalım?
Diğer yandan ‘hangi partiye ve hangi adaya oy versem’ soruları kafanızı kurcalayabilir. Bu sorular aslında bilinçli bir tercih yapmak istediğinizin göstergesidir. Eğer gerçekten bilinçli bir tercih yapmak istiyorsanız ‘beğenme-eleme’ metoduyla iyi bir seçim yapabilirsiniz. İlk önce kendi siyasi ve dünya görüşünüze yakın oy verebileceğiniz birkaç parti belirleyin. Sonra bu partilerin seçim programlarını ana hatlarıyla inceleyerek yaşadığınız kentin sorunlarıyla ilgili gerçekçi çözümler sunan partiler arasında bir eleme yapın. Daha sonra da bu partinin liste başındaki adaya mı, yoksa tercihli oy kullanarak daha sonraki sıralardaki bir adaya mı oy vereceğinize karar verin. Ben şahsen bu yöntemi uygulayarak, yaklaşık 30 yıldır üyesi olduğum parti dışında bir partiye oy verdiğimi de burada itiraf ediyorum.

Önümüzdeki dönemde belediyelerin görev kapsamına giren üç önemli konu var: Yaşlı ve muhtaçlara bakım, Gençlere Bakım Hizmetleri yasasının belediyelerce uygulanması ve Katılım Yasası’nın yerel bazda uygulamaya girmesi. Bu konular Hollanda Türk toplumunu yakından ilgilendiriyor. Partilerin yerel seçim programlarında bu yasaların uygulanması ile ilgili paragraflara özellikle dikkatinizi çekmek isterim.

Hollanda’da yapılan seçimlerde bağımsız, kişisel tercih yapmak ve kullanılan oy’un mahremiyeti çok önemli. On yıldan fazla bir sürede tahminen 15 yerel, genel ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sandık başında görevli olarak yer aldım. Kendi gözlemlerime dayanarak bazı yurttaşlarımızın belirttiğim önemli seçim kurallarına uymadıklarını ve sandık kurulu üyesi olarak bilakis müdahale etmek zorunda kaldığımı belirtmek isterim. Dört yıl önceki seçimlerde özellikle Rotterdam’daki bazı oy sandıklarında yurttaşlarımızın sorumsuz davranışları sonucu meydana gelen olayları hatırlayanlarımız vardır mutlaka. Böyle olayların meydana gelmesi ve basına yansıması toplumumuz adına oldukça üzücü ve bize karşı olanların ekmeğine yağ sürüyor. Okuma-yazma bilmeyen, görme kabiliyetini büyük ölçüde yitirmiş ve yapacağı tercihi bildiği halde oy pusulasında nereyi işaret edeceğini bilmeyen yurttaşlarımızın, oy sandığına beraber geldikleri tanıdıklarından değil, mutlaka ve mutlaka sandık başındaki görevlilerden yardım istemeleri nizami bir şekilde oy kullanmamızı sağlayacaktır.

Yukarıda da değindiğim gibi, belediyelerin önümüzdeki dönemdeki gündemi Hollanda Türk toplumunu çok yakından ilgilendiriyor. Bundan dolayı siyasi partilerin bu konulardaki görüş ve tavırları çok önemli. Bunları dikkate alarak sandık başına gidelim, nizami bir şekilde oyumuzu kullanarak demokratik katılımı sağlayalım ve 19 Mart gecesi yaşadığımız kentte oluşan yeni siyasi tabloyu merakla bekleyelim.

Bütün adaylara bu demokrasi sınavında başarılar diliyorum.

 

syavuz@kpnmail.nl

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.