Selamün Yavuz (Hollanda Gündemi) Rotterdam’da neler oluyor?

Rotterdam'da neler oluyorPvdA ve CDA Rotterdam’da oy avında mı?

Hollanda’nın liman kenti Rotterdam’da Feijenoord semti, hem dünyaca ünlü Feyenoord futbol kulübüne adını vermesiyle, hem de Hollanda’daki yurttaşlarımızın en yoğun olarak ikamet ettiği semtlerden birisi olarak bilinir. Feijenoord, Rotterdam Anakent Belediyesi’ne bağlı bir ilçe mahiyetinde, seçilen meclis üyeleri, yürütme kurulu ve başkanı tarafından yönetilir. Hollanda’nın en büyük iki kenti Amsterdam ve Rotterdam’da olan bu yönetim biçimiyle, özellikle sosyal ağırlıklı hizmetlerin halka daha iyi bir şekilde ulaşması amaçlanır. Yerel seçimlerin yapılacağı Mart 2014’ten itibaren, ilçe mahiyetindeki bu yönetim biçimi, bölge komisyonu düzeyine indirilerek yetkileri de bir ölçüde tırpanlanacak.

Feijenoord’da neler oldu?

Feijenoord İlçe Yürütme Kurulu ve Meclisi, bundan bir yıl önce Hollanda basınında çıkan özellikle Türk siyasetçilerin etik ve dürüst olmayan davranışları haberleriyle çalkalanmaya başladı. Bu haberlere göre bu bölgede bulunan Türk ve Müslüman cemaatlere ait öğrenci yurtlarının ruhsatları ile işsizleri bir işe yerleştirme amacı ile çalışan bir kuruluşa verilen sübvansiyon konusunda siyasi etik dışına çıkılmıştı. Ayrıca, bazı meclis üyeleri tarafından bu konularda ve bazı şahıslara iş bulunması ile ilgili Yürütme Kurulu üyelerine baskı yapıldığı ileri sürülüyordu.

Konunun ciddiyeti göz önüne alınarak ‘Hollanda Belediyeler Dürüstlük Bürosu’na konu ile ilgili araştırma yapması için görev verildi. Bu büronun yaptığı araştırma raporu 27 Haziran 2013 tarihinde açıklandı. Rapor kamuoyuna hiçbir kişi ya da kuruluş ismi verilmeden açıklandı. Google desteği ile internet üzerinden bir araştırma yapıldığında, adı açıklanmayan kişi ve kuruluşların kim ve hangileri olduğunu öğrenmek fazla bir zaman almaz. Ancak bizim konumuz konu ile ilgili geçmişteki davranışlarından dolayı suçlanan kişi ya da kuruluşları deşifre etmek değil.

İstifa edenler

Raporun açıklanmasından hemen sonra Feijenoord İlçe Meclisi üyesi Serdar Çiçek, hem meclis üyeliğinden hem de partisinden istifa etti. Rapor ilgili mercilerde görüşüldükten sonra da Feijenoord Yürütme Kurulu, başkan Seyit Yeyden ve kurul üyesi Turan Yazır da dahil olmak üzere topluca istifa kararı aldı. Raporda ayrıca Rotterdam Anakent Belediye Meclisi üyesi Zeki Baran’ın da bir kuruluşa verilen sübvansiyonla ilgili Yürütme Kurulu’nun bir üyesine baskı yaptığı sonucuna varılıyordu. Aynı zamanda bir Türk Sivil Toplum Kuruluşunun (STK) başkanlığını da yürütmekte olan Zeki Baran, hiçbir yasa ve yönetmelik dışı davranışta bulunmadığını savunarak Rotterdam Anakent Belediye Meclisi üyeliğinden istifa etmedi, ancak başında bulunduğu STK’nın başkanlık görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Burada ayrıca belirtmekte fayda var; bir Türk ve Müslüman cemaate ait öğrenci yurdunun ruhsatı konusunda basına bilgi sızdırdığı iddiasıyla Rotterdam Anakent Belediyesinin bir çalışanına da geçtiğimiz haftalarda çıkış verildi.

Aday olanlar

Geçtiğimiz aylarda Rotterdam’da ve Feijenoord’ta bütün bunlar olup biterken, bu arada önümüzdeki Mart ayında yapılacak yerel seçimler için aday liste taslakları açıklanmaya başlandı. Bu taslak listelerde ortaya çıkan tablo oldukça şaşırtıcı. Daha önceki siyasi yöneticilik deneyimlerinde şu ya da bu nedenle, ama objektif olarak hazırlanmış bir rapor neticesinde istifa etmek zorunda kalmış kişilerin tekrar siyaset içinde yer almak için aday olduklarını ve taslak listelerde yer aldıklarını görüyoruz. İstifa eden Feijenoord Yürütme Kurulu Başkanı Seyit Yeyden yine bu Bölge Komisyonuna İşçi Partisi PvdA’dan 3. sıradan aday. İstifa eden diğer Yürütme Kurulu üyesi Turan Yazır Rotterdam Anakent Meclis üyeliği için Hıristiyan Demokrat CDA listesinde 4. sıradan aday. Zeki Baran ise Rotterdam Charlois Bölge Komisyonu üyeliği için liste başında yer alıyor.

Ortaya çıkan tablo, hem Rotterdam’da yaşayan Türk toplumu açısından, hem de Hollanda siyasi etiği açısından bakılırsa hiç de iç açıcı değil. Serdar Çiçek, hem Feijenoord İlçe Meclisi üyeliğinden hem de partisinden istifa ederek dürüst bir davranışta bulundu. Ancak, söz konusu raporun açıklanmasıyla çeşitli görevlerinden istifa etmek zorunda kalan Türk kökenli siyasetçiler, Serdar Çiçek’in istifa etmesiyle kendilerinin siyasi kariyerlerine devam edebileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Çünkü Hollanda’da siyaset hangi mevkide olursanız olun, hata affetmez. Daha geçen hafta içerisinde liberal VVD’li bir milletvekilinin, bir trafik kontrolü sırasında alkol sınırını aştığının saptanması sonucu kendi isteğiyle milletvekilliğinden istifa ettiği basına yansıdı. İşte siyasi etik budur!

Siyaset bir yaz-boz tahtası değildir. Siyaset, ‘deneme-yanılma’ yöntemiyle de öğrenilmez. Bir siyasetçi öncelikle tutum ve davranışlarıyla topluma örnek olmak zorundadır. Siyaset, siyasetçilerin güç aldığı bir mevki de olmamalıdır. Siyasetçiler, seçtikleri partilerin ideolojisiyle kendi kişisel görüşlerinin paralelinde tutum ve davranış göstererek kamu yönetimine katkı sağlamak durumundadırlar.

Yoksa Rotterdam’da İşçi Partisi PvdA ve Hıristiyan Demokrat CDA yerel seçimlerdeki oy kaygısıyla mı bu Türk kökenli siyasetçileri yeniden çeşitli listelerden aday gösterdi?

 

syavuz@kpnmail.nl

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans