Selamün Yavuz (Hollanda Gündemi) Seçim anekdotları

Selamün Yavuz Seçim AnekdotlarıHollanda’da yaşayan yurttaşlarımızın ilk kez aktif olarak yerel seçimlere katıldığına tanık olan bir gazeteci ayrıcalığına sahip olduğum ve daha sonraki yıllarda zaman zaman yerel siyasetin içinde yer alma şansını yakaladığım için seçimlerle ilgili bazı anekdotları okuyucularla paylaşmak istiyorum. Hollanda siyasetinde aktif olan ya da olmak isteyen arkadaşlar da kıssadan hisse çıkarabilirler.

***

Yıl 1985. Hollanda Seçim Yasası’nın değiştirilerek en az kesintisiz 5 yıl süreyle Hollanda’da yaşayan azınlıklara seçme ve seçilme hakkının verilmesinden hemen sonra kendi görüşlerime uygun gördüğüm bir partiye üye oldum.

***

Birçok Hollanda ve Türk basın yayın organı yurttaşlarımızın 1986 yılında yapılan yerel seçimlerde ilk kez sandık başına gittiğini yazarlar, ama bu yanlış bir bilgidir. Hollanda’da yaşayan yurttaşlarımızın yerel seçimlerde ilk kez seçmen olarak aktif siyasete katılımı 27 Kasım 1985 tarihinde gerçekleşmiştir. Güney Hollanda eyaletinin doğusunda yer alan Alblasserwaard-Vijfheerenlanden bölgesindeki bazı belediyelerin birleştirilmesinden dolayı bu tarihte bu bölgede erken yerel seçimler yapıldı. Türk kökenli aday yoktu. Yabancıların ilk kez yerel seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olmasından dolayı Hollanda basını ve kamuoyu, araştırma şirketleri bu seçimlerde yabancıların katılımına olağanüstü ilgi gösterdiler. Tabii Türk gazetecileri olarak bizim ilgimiz daha fazlaydı. O tarihte Hollanda’da oy hakkını kullanan yurttaşlarımızın sandık başında kare, kare resimlerini çektik, siyasi tercihlerini sorduk. Kamuoyu araştırmalarında Türklerin yüzde 86 oranında İşçi Partisi PvdA’ya oy verdiği ortaya çıktı.

***

Yıl 1986. Şartlara uyan bütün yabancılar gibi Türk yurttaşları da yerel seçimlerde oy kullanacaklardı ve Türk adaylar da mevcuttu. O zamanlar Hürriyet’in seçimleri takip eden muhabir kadrosunda bulunma ayrıcalığım vardı. Türk adaylardan 5’i belediye meclis üyeliğine doğrudan seçildi; iki Türk adayın tercihli oylarla seçildiği haberi gece yarısı Hollanda Hürriyet temsilciliğine ulaştı. Amersfoort ve Endhovien’de tercihli oylarla seçilen Türk meclis üyelerinin resimleri elimizde yoktu. Gazeteye bu resimleri yetiştirmek için Hürriyet Hollanda temsilcisi sevgili Ünal Öztürk ve Yasemin Öztürk’le bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra gece yarısı Amsterdam’dan yola çıktık. Elimizde ne akıllı telefonlar vardı, ne de navigasyon. Amsterdam’dan Amersfoort’a, oradan Eindhoven’e geçerek hem seçilen meclis üyelerimizle konuşma fırsatı bulduk, hem de bir kaç kare resimlerini çektik. Şafak vakti sökerken Hürriyet Amsterdam Bürosuna vardığımızda seçim haberlerini yazıp teleksle geçtikten ve fotoğrafları telefoto ile geçtikten sonra dinlenme fırsatı bulabildik.

***

1989 yılının son ayları. Mensubu olduğum partinin Rotterdam West bölgesinde Yönetim Kurulu üyesiydim. O dönemde Rotterdam Merkez İstasyonunun hemen yanında boş bir alanı uyuşturucu müptelaları ve evsiz barksız insanlar kendilerine mekan edinmişlerdi. Trenle Rotterdam’a gelen yolcuları dilencilik yaparak rahatsız ediyorlar ve dolayısıyla kente gelen yolcular üzerinde olumsuz bir izlenim bırakıyorlardı. Parti seçim programının görüşüldüğü genel kurulda bir önerge sunarak, uyuşturucu müptelalarının o bölgede toplanmalarına engel olunmasını önerdim. Önergem genel kurulda kabul edildi; daha sonraki yıllarda da uyuşturucu müptelaları o bölgeden çıkarılarak kentin değişik bölgelerine dağıtıldılar.

***

1993’ün son ayları. Çok samimi bir arkadaşımı mensubu olduğum partiye üye yaparak yerel seçimlerde aday olması için ikna ettim. Bu değerli arkadaşım taslak listede seçilemeyeceği bir sıradan aday olarak gösterildi. Aday listesinin kesinlik kazanacağı genel kurul toplantısında arkadaşım lehine bir konuşma yaparak onu listenin daha önlerinde bir sırada Hollandalı bir adayın yerine getirilmesini önerdim. Önerim genel kurulda oy çoğunluğu ile kabul edildi. Kendisini iyi tanıdığım, birçok toplantıda birlikte olduğum o Hollandalı aday bundan sonra benimle on yıldan fazla bir süreyle hiç konuşmadı, bana küstü. Ama benim önerimle ön sıralara gelen o arkadaşım tercihli oya bile gerek olmaksızın doğrudan meclis üyeliğine seçildi.

***

Uzun bir aradan sonra 2012 yılında yapılacak olan Hollanda Temsilciler Meclisi seçimleri için bir STK’nın düzenlediği seçim toplantısına katıldım. Çeşitli partilere mensup Türk kökenli milletvekili adayları kendilerini tanıtmaya başladılar. Adaylardan birisi siyasi hayatı boyunca katıldığı toplam yedi seçimden 6’sını tercihli oylarla kazandığını özellikle vurguladı. Eğer aday olarak katıldığınız seçimleri hep tercihli oylarla kazanıyorsanız, ya siz başarılı bir siyasetçi değilsiniz ki partiniz sizi seçilebileceğiniz bir sıradan aday göstermiyor ya da partiniz sadece oy avında olduğundan size listede yer veriyor, ama seçilecek bir sıraya almıyor. Sizi seçilemeyecek bir yerden aday göstermekle oy hesapları yapıyor. O arkadaşı zor durumda bırakmamak için bunları söylemedim, susmayı tercih ettim.

***

Hollanda’da siyaset, üç aşağı beş yukarı yukarıdaki anekdotlarda anlattığım gibidir. Bazen birilerini destekler, birilerini küstürürsünüz; bazen bir birey olarak doğru bulduğunuz görüşlerinizi kabul ettirebilirsiniz; bazen de konuşmayı istediğiniz yerde susmayı tercih edersiniz. Sanırım en doğru olanı, kendimize yakın hissettiğimiz, herhangi bir partinin temayülleri doğrultusunda, yani o parti içerisinde geçerli olan oyun kuralları çerçevesinde Hollanda siyasetinde, seçmen, aday ya da aktif bir şahıs olarak yer alabilmek.

syavuz@kpnmail.nl

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans