Selamün Yavuz (Hollanda Gündemi) Sen neymişsin meğer…

KRAL Willem Alexander van Oranje… 46 yaşını bitirdikten 4 gün sonra kral ilan edilen Hollanda’nın güler yüzlü, yumuşak başlı görünen kralı…

Sen neymişsin meğer…

Seni hiç böyle tanımamıştık. Çocukluğundaki yaramazlıklarını, ergenliğindeki haylazlıklarını basına sızdığı kadarıyla takip edebilmiştik.

Hollanda’nın en büyük gazetesi ‘De Telegraaf’ın eski genel yayın yönetmeni Sjuul Paradijs ile annen Beatrix’in araları iyiydi; ama annen ılımlı demokrat hoşgörüsü ile senin kırdığın fındıkların ve devirdiğin çamların haberini yapan De Telegraaf’a sitem bile etmezdi.

‘Hallo Paul’

Ama sen kral olduktan sonra perde arkasından ülke yönetiminde etkili olmak için demokrasi kurallarının, hatta Anayasanın dışına çıktın.

Senden her şeyi beklerdik, ama bu kadar kayınpederinin etkisi altında kalacağını hiç tahmin edemedik.

Yaptığın ilk iş 30 Nisan 2013’te ülke yönetimini annen Beatrix’ten devraldıktan sonra Hollanda’nın mükemmel yönetildiği konusunda kamuoyu oluşturmak için Hollanda basınına yaptığın müdahaleler oldu.

De Telegraaf’ın ara sıra muhalif ve eleştirel yayınlar yapmasına dahi müsamaha gösteremedin; oysa annen böyle haberlere gülüp geçerdi. De Telegraaf’ın genel yayın yönetmeninin değiştirilmesini sen istedin. Sen istediğin için Sjuul Paradijs gitti, Paul Jansen geldi.

Kulislerden gelen haberlere göre De Telegraaf baskıya girince ilk nüshası danışmanlarına gidiyor, eğer onların tereddüt ettiği haberler varsa gece yarısı seni uyandırıyorlarmış. Yeni genel yayın yönetmeni Paul Jansen ile gazete baskıya girmeden önce şifreli ‘kırmızı hat’tan ‘Hallo Paul’ diye görüşerek gazetenin ertesi gün hangi manşeti atması gerektiğine sen karar veriyormuşsun.

Nafile

Gazetecilerin burnu en uzaktaki kokuyu bile alır.

Bu iddiaları duyan Hollanda’nın ciddi gazetelerinden NRC Handelsblad bu duyumları biraz da çekinerek kısaca haber yapınca küplere binmişsin.

Hele yaptığınız en son Türkiye gezisinde sen Dolmabahçe Sarayı’nda görüşmeler yaparken Kraliçe Maxima’nın İstanbul’da alışveriş yapmak için İstiklal Caddesini ve yan sokaklarını Galatasaray Lisesi’nden Taksim Meydanı’na kadar 2 saat süreyle kapattırmasını NRC Handelsblad haber yaparak yayınlayıp Kraliyet Ailesini despotlukla suçlayınca sarayda yer yerinden oynamış.

Gece yarısı alelacele sarayda topladığın danışmanlarınla NRC Handelsblad’ın böyle eleştirel haberlerine nasıl son verdirebileceğinizi teati ettiğinizi Foead Awnie yazdı zaten geçen gün.

Danışmanların bir kısmı bir strateji oluşturmaya çalışırken diğer bir kısmı da bu gazete ile ilgili bilgileri toparlamışlar. NRC Handelsblad’ın 2010’dan beri genel yayın yönetmenliğini yapan Peter Vandermeersch’in Belçika asıllı olduğunu araştırıp bulunca bu danışmanlar sarayda karşınıza çıkma cesaretini gösterebilmişler. Bu muhalif yayınların durdurulabilmesi için Vandermeersch’in kökeni ile ilgili haberlerin kamuoyuna yansıtılması gerektiğini tavsiye etmişler.

Hemen ertesi hafta 330 belediye başkanına hitaben yaptığın konuşmayı duyunca şaşırmıştık.

Ne demiştin bu konuşmada?

“Buradan bir kez daha Hollanda halkına sesleniyorum. Bizi despotlukla suçlayan yayın organları, eğer biz despot olsaydık sizler böyle yayınlar yapabilir miydiniz? Bu hainler gazetelerinde böyle haberler yapabilirler miydi? Bu yayınları yapanlar ülkeyi felakete sürüklemek isteyen şer odaklarının medyadaki uzantıları. Adam gelmiş Belçika’dan Hollanda Kraliyet ailesini eleştiriyor. Biz bu şer odaklarından kurtulmak için basın ve yayın organlarının genel yayın yönetmenlerinin ‘yerli ve milli’ olmasını istiyoruz.”

Vandermersch, gazetesinde ‘Hollanda Kralı Willem Alexander’a açık mektup’ diye başlayarak yazdığı mektupta NRC Handelsblad’ın sadece gerçekleri yazdığını ve Prins van Oranje’nin, yani Willem Alexander’in iki asır önceki dedesinin, Eylül 1815’te Birleşik Hollanda ve Belçika Krallığı’nın ilk kralı olduğunu açıkladı.

Ama nafile! Senin için tarihi gerçekler ve argümanlar geçerli değil.

Kulislerde daha ne haberler var?

Hollanda’nın yönetimi ile ilgili kulis bilgileri bunlarla da sınırlı değil.

Kendisi, kraliyet ailesi geleneğinden dolayı Hıristiyan Protestan mezhebinden olan Kral Willem Alexander’ın Arjantin asıllı Katolik Máxima Zorreguieta ile 2002 yılından beri evli olmasına rağmen Katolik mezhebine karşı tavrı da kulislerde çok konuşuluyor.

Willem Alexander Amsterdam’ın ünlü Dam meydanında halka hitaben yaptığı en son konuşmada Hollanda Katolik mezhebi ruhani lideri Ad Simonis’i hedef alarak “Ad Simonis eğer bu ülkenin vatandaşı ise ve hiç bir suçu yoksa Vatikan’da gezip tozmak yerine gelsin Hollanda’ya yerleşsin. Hollanda 12 eyaleti olan bir ülke. Ancak bu Katolikler, ülkemizi 7 parçaya bölmüşler ve Utrecht’i de kendilerine merkez ilan etmişler. Bu Katolikler devlet içinde paralel bir yapı oluşturmuşlar. Kimse şüphe etmesin, biz bu Katolik kiliselerinin mahzenlerine kadar gireceğiz, bu paralel yapıya son vereceğiz” dedi.

***

Hollanda Kralı Willem Alexander’in en çarpıcı konuşması ise Hollanda koalisyon hükümeti bütçesinin Temsilciler Meclisi’ne sunulduğu 15 Eylül tarihinde oldu. Görkemli bütçe sunumu töreninde Kral kürsüye gelince salonu terk eden PDV (Partij van de Democratie van Volkeren) vekillerine seslenen Willem Alexander “Bakın, siz bu sıraları terk eden gafiller de bizi aldattınız. Biz Avrupa’nın pazar payı elde etme ve genişleme sürecinde Friesland bir cazibe merkezi olabilir dedik. Friesland bu bölgede bir merkez olabilirdi. Ama siz bizim iyi niyetimizi suiistimal ettiniz ve bizi aldattınız. Paralel yapıyla işbirliği yaparak kumpas kurdunuz ve Hollanda devletini maruz ve mağdur duruma düşürdünüz. Katolik paralel yapı gibi bunlar da bizi despotlukla suçluyor. Ancak biz mağrur değil, mağduruz” dedi.

***

Son günlerde ise Willem Alexander’ın devletin rejimini değiştirip Hollanda’nın Cumhuriyet rejimi ile idare edilmesini istediği söylentisi yaygın. Kral Willem Alexander “İlle de Cumhuriyet rejimine geçelim, halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı da ben olayım” diyormuş. Anayasayı değiştirmek mümkün görünmediğinden de ara sıra hukukçuları toplayarak ‘Anayasa değiştirilmeden nasıl Cumhurbaşkanı gibi hareket edebilirim’ sorusu masaya yatırılıyormuş sarayda.

Kral Willem Alexander’ın geçtiğimiz günlerde televizyonda halka hitaben yaptığı konuşmada “Kim ne derse desin, Anayasa değiştirilmese bile fiilen Cumhuriyet rejimine geçtik” şeklindeki açıklamaları da Hollanda’da halk tarafından hayret ve kaygıyla karşılandı.

***

Bu arada Hollanda Tabipler Birliği’nin geçen hafta çıkan aylık dergisinde yayınlanan bir tıbbi makalede Kral Willem Alexander’ın psikolojik sağlığı konusundaki kaygılar dile getirildi.

***

Sen neymişsin meğer Kral Willem-Alexander Claus George Ferdinand, Koning der Nederlanden…

Senin ne olduğun sorusunun yanıtını okuyuculara bırakalım.

***

Bütün bunları yazan ben şimdi Hollanda Kraliyet ailesine hakaret suçundan savcılar tarafından gözaltına alınmayı ve sonrasında tutuklanmayı bekliyorum.

 

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans