Selamün Yavuz (Hollanda Gündemi) Soma İzlenimleri (3) Bağışlar ve aile dramları

SELAMUN YAVUZ SOMA IZLENIMLERI 3SOMA İZLENİMLERİ (3): BAĞIŞLAR VE AİLE DRAMLARI

Soma maden faciası şehitleri için toplanan bağışları kendi elimizle muhtaç ailelere teslim ederken yaptığımız görüşmeler, bu facianın mikro ve makro düzeydeki etkilerini de gözler önüne serdi.

Gerek Hollanda’da kurduğumuz geniş bir gönüllü kadrosu ile hayırseverlerle, gerekse Soma ve çevresinde kurduğumuz kadro ile muhtaç ailelerle birebir görüşme yöntemiyle, hem bağışta bulunanların motivasyonları hem de muhtaç ailelerin durumu ile ilgili çarpıcı izlenimler elde ettik.

Yardım eden ve etmeyenler

Rotterdam Multifestival Europa’da yüzlerce ziyaretçi biz daha bağış talebinde bile bulunmadan stantımızı görünce gelip gönüllerinden geçtiğince kumbaramıza bağışlarını attılar.

Yine aynı festivalde, karı-koca ve yanlarında 9-10 yaşlarında bir çocuğu olan aileye bağış talebinde bulunurken, koca bu talebe karşı çıktı, eşi ve çocuğu aile reisini ikna etmeye çalıştı, ancak başarılı olamadılar. Aile, stantımızdan ayrılarak çıkışa doğru yürümeye başladı. Ailenin çocuğu elini cebine attı, cebindeki bozuk paraları avucuna alarak stantımıza doğru koştu ve ‘cebimde 30 cent kalmış’ diyerek son harçlığını da bağış kumbaramıza attı.

Bağışın azı çoğu olmaz. Bizim gözümüzde bu 30 cent’lik bağış, kampanyamıza yapılan 100’lerce Euro’luk bağışlarla aynı değerde. Çünkü az olsun, çok olsun, bağış yapanların halet-i ruhiyesi hep aynı: yuvalarına ateş düşmüş insanların maddi sıkıntılarını bir nebze olsun gidermek.

Bir Hollandalı hayırsever banka hesabımıza gönderdiği havalede aynen şu bilgi notunu düştü: “Acılı aileler için iyi işler yapıyorsunuz. Bu zor dönemde size güç ve kuvvet diliyorum. Limburg’da eski bir yeraltı maden denetçisi”.

Bağış talebinde bulunduğumuz bir başkası ise, “Soma artık gündemde değil” diye ilginç bir gerekçe göstererek yardım talebimizi reddetti. Bağış kampanyamız sırasında zaman zaman buna benzer tepkiler aldık. “Devlet Soma’ya milyonlarca yardım yapıyor” diyenler oldu. “Sizin yaptığınız yardımlar devede kulak kalır” diyenler oldu. “Devlet sizin gibilerin yaptığı yardımları yasakladı, Soma’ya yardım yapmaya giderseniz sizi orada gözaltına alırlar” diye gözdağı verenler bile oldu.

Ekibimiz bıkmadan, yılmadan bağış kampanyasına devam etti. Yöreye yaptığımız ziyarette Soma faciasının gerçekten de gündemden çıkmaya başladığını, acılı ailelerin en çok ilgisizlikten şikayet ettiğini ve bu bağlamda Soma’ya yapılacak her türlü yardımın gerekli olduğunu gördük. Soma’nın gündemde olup olmadığı değil, Soma’yı gündemde tutmak önemli!!

Acılı aileler

Elmadere köyünde 6 ve 7 yaşındaki çocukları babasız kalmış 30 yaşındaki dul bayan ise Atatürk resimli Türk bayrağı asılmış inşaat halindeki evinin bahçesinde ziyaretçilere lokum ikramı yaparken bir yandan da isyan ediyordu: “Kocalarımızı cinayete kurban ettiler. Şimdi de bir torba yasa çıkarıyorlarmış. Bu torba yasada hem bize yardım edeceklermiş, hem de vatanı böleceklermiş. Biz devletten yardım istemiyoruz, yeterki vatanımız bölünmesin!”.

Elmadere köyünde ziyaretlerimizi bitirip ayrılmaya hazırlanırken, motosikletli birisi yanımıza geldi ve “Yukarıda, buraya 3-4 kilometre uzaklıkta bir köy var. Orada sadece tek bir şehit olduğu için ve köy çok sapada olduğundan kimse uğramıyor” dedi. “Kimse uğramıyorsa biz gideriz” dedik ve köyden yanımıza bir rehber alarak Yaylaköy’e ulaştık. Köyde bir evin gölgesine aracımızı park ettikten sonra köy muhtarı yanımıza geldi ve beraber şehit ailesinin evine doğru yürüdük. Bu köy gerçekten o bölgedeki en yüksek tepenin zirvesine yerleşmiş ve oradan başka bir yere yol gitmiyor. Bu köydeki şehit ailesinin evinde pişirilen ‘hayır lokması’ hem bu köyü ziyaret edenlere ikram ediliyor, hem de tam bir dayanışma ve paylaşımcılık örneği gösterilerek gazete kağıdına sarılıp poşetlere konularak Elmadere köyüne iletiliyor.

Kınık’a bağlı Köseler köyünde 14 şehit, 24 babasız kalmış çocuk var. 45 yaşında bir şehit iki yetim çocuğu geride bırakmış. Büyük çocuğu liseyi bitirmiş ve üniversite sınavlarına girmiş; küçüğü lise 1’de. Büyük çocuk bize rehberlik yaparak köydeki diğer muhtaç ailelere götürdü. Bu arada konuşma fırsatı bulduk. “Sınavda iyi sonuç alıp iyi bir üniversiyete gitmeye hak kazanacağıma inanıyorum, ancak başımıza bu felaket geldikten sonra benim hemen bir işe girip çalışmam lazım” diyor. Faciadan hemen sonra Başbakanın televizyonda çalışabilecek yaştaki yetim çocuklar ile dul kalan bayanların devlet tarafından istihdam edileceği sözünü duymuş. Ancak aradan 6 hafta geçmesine rağmen henüz bir yetkili arayıp sormamış. Şimdi bir devlet yetkilisinden gelecek haberi bekliyor.

İvrindi’nin doğru dürüst yolu bile omayan bir mezrasında bir ailenin bize anlattıkları ise içler acısıydı. Bu aile iki oğlundan birisini bir başka köyden tanıdıkları bir aileye yedi aylıkken evlatlık vermiş. Aileler bir süre önce bu delikanlıya gerçek anne-babasının kim olduğunu anlatmışlar. Beş ay önce madende çalışmaya başlayan 19 yaşındaki bu delikanlı kazandığı parayla hem yanlarında büyüdüğü aileye, hem de gerçek anne-babasına yardım ediyormuş. Faciada bu delikanlının da cesedi çıkmış madenden. Bütün yardımlar ve başsağlığı dilekleri diğer köydeki evlatlık edinen aileye gidiyormuş. “Ölen bizim evladımız, bizim ciğerimiz yanıyor. Ama bize ne yardım eden, ne de gelip bir başsağlığı dileyen var” diye yakınıyor bu aile.

Balıkesir Merkez’e bağlı Turnalar köyündeki 41 yaşındaki tek maden şehidinin cenazesi, yüzündeki kömür tozu silinmediğinden yakınları tarafından 3 gün boyunca tanınmamış. Makine tamircisi olmasına rağmen 8 yıldır madende çalışıyormuş. Şehit ailesinin köy evinin çiçek ve asmalarla dolu şirin verandasında bize ikram edilen çaylarımızı yudumlarken şehit babası gözyaşlarına hakim olamayarak “Oğlum tamir işlerinden iyi anlıyordu. Arasıra gelip hem Turnalar’da hem de yakın köylerde tamir işleri yapardı. Daha bir hafta önce ‘gel oğlum, madenden çık. Elinde mesleğin var. Sana bir atölye açalım, emekli oluncaya kadar tamir işleriyle uğraş’ dedim. Bir hafta önce sözümü dinleyip madenden ayrılsa belki şimdi hayatta olacaktı oğlum” diye sözlerini zor bitirdi.

Bunlar gibi daha yüzlerce aile dramı yaşanıyor o bölgede. Gidip görmek, o ailelerin dramına tanık olmak gerek.

Not:
Soma’ya Yardım Kampanyası 25 Temmuz tarihine kadar uzatılmıştır. Ramazan’da vereceğiniz fitre ve zekatlar bayramdan önce Soma ve çevresindeki madenci ailelere ulaştırılacaktır. Fitre ve zekatlar S. Kargi-Icel adına NL85 INGB 0689 7484 18 no’lu hesaba yatırılabilir.

syavuz@kpnmail.nl

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans