Selamün Yavuz yazdı: Alın size liberal diktatorya

EY Hollanda ahalisi… Siz, siz olun bugünlerde hasta falan olmayın. Olur ya, soğuklar bastırınca, ortada bin bir türlü hastalık dolaşıyor, birine kapılıp şifayı bulursanız alimallah hastanelik olursunuz. Sonra doktor, doktor; hastane, hastane dolaşırsınız.

Benden söylemesi!

Çünkü Hollanda’da artık hastaneler iflas ediyor. Evet, evet, hastaneler iflas ediyor.

Dünyanın refah düzeyi en yüksek ülkelerinden birisi olan Hollanda’da devlet hasta vatandaşının bakım ve tedavisini üstlenemiyor.

Devlet derken yanlış söyledim… Eskidendi o. Eskiden vatandaşının sağlığı ve bakımından sorumlu olan devlet vardı, sağlık ve bakım hizmetlerini veren kamuya ait hastaneler ve hasta vatandaşlar vardı.

***

Bundan yaklaşık 30 yıl önce Berlin Duvarı yıkıldı, Avrupa’da ne kadar komünist diktatör varsa hepsinin kellesi gitti; siz deyin vahşi kapitalizm, ben deyim liberal diktatorya, adeta ılık sütü bir gecede yoğurt yapan bakteriler gibi bir anda bütün dünyayı hakimiyeti altına aldı, meydanlar neocanlara, liboşlara kaldı.

Sonra ne mi oldu?

Devlet elini sağlık sigortasından çekti, özelleştirildi.

Devlet elini sağlık ve bakım kurumlarından çekti, özerkleştirildi.

Devlet elini hasta vatandaşın sağlık ve bakım hizmetinden çekti, hastalar müşteri oldu.

Ortada hasta/müşteri var, kâr amaçlı sigorta şirketleri var, sağlık hizmeti veren kurumlar var; ama ortada devlet yok. Kâr amaçlı sigorta şirketleri ile sağlık hizmeti veren kurumlar arasında sıkışmış ‘müşteri’ var.

İşte bu mekanizmaya liberal diktatorya denir.

Bunun sonu nereye varır?

Aynen geçtiğimiz günlerde olduğu gibi, iflas eden hastaneler, aldığı primlerin hakkını veremeyen sigorta şirketleri ve iki arada bir derede kalmış ‘müşteriler’.

***

Bir haftada iki hastane birden iflas etti, Hollanda’da devlet kılını bile kıpırdatmadı, olay şimdilik mecliste bakana yöneltilen birkaç soruyla geçiştirildi.

Çünkü liberal diktatoryanın hizmet anlayışına göre olay kâr amaçlı sigorta şirketleri, özerk sağlık kuruluşları ve sağlık hizmeti alan bir ‘müşteri’ arasında geçiyor. Devlet 2006 yılında elini eteğini sağlık hizmetlerinden çekmiş, bu ‘Bizim sorumluluk alanımızla ilgili değil’ diyor.

Bi düşünün…

Bu iflas eden kurum vatandaşa sağlık hizmeti veren bir hastane değil de, Hollanda’nın küresel bir şirketi ya da bir banka olsa liberal-muhafazakâr Rutte hükümeti nasıl bir politika yürütürdü?  

Hemen söyleyim…

Liberal-muhafazakâr basın anında ajitasyona başlar, hükümet müdahale etmezse şu kadar insan işinden olacak manşetleri atılır, şirketler iflas ederse bunun yeni bir resesyonun tetikçisi olabileceği gündeme getirilir, meclis olağanüstü toplantıya çağrılır ve bir kaç gün içinde siyaset bu konuya odaklanmış olurdu. Nihayetinde de liberal ve muhafazakârların çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinden bu iflas eden şirketlere acilen yardım yapılması kararı çıkardı.

***

Bakınız…

Ekonomik krizin başladığı 2008 yılında Hollanda bankaları da büyük mali krizlerle karşı karşıya kaldılar. O dönemdeki hükümetin Maliye Bakanı sosyal demokrat Wouter Bos’tu.

O zaman neo-liberalizmin yarattığı mali krizlere sosyal demokrat bir çözüm üretildi. ING bankasına 20 milyar euro devlet kredisi verildi, verilen kredi 7 yıl içerisinde devlet tarafından faiziyle geri alındı. Çünkü yardım şartnamesinde bu şart vardı.

ABN AMRO’nun hisselerini devlet satın aldı, yani banka 21. Yüzyılın başında resmen devletleştirildi; mali durumu düzeldikten sonra tekrar özelleştirildi. Devlet hisselerini kâr yaparak geri sattı.

***

Sosyal demokrasinin artık yok olma noktasına geldiği Hollanda’da bundan böyle ‘Devlet’ yerine ‘Şirket, ‘Vatandaş’ yerine ‘Müşteri’ var.

Nihayetinde Hollanda’da yapılan en son genel seçimlerde bu ülkenin de vatandaşı olan yüzbinlerce yurttaşımız oy kullanma hakkına sahipti; ama ya sandığa gitmediler, ya da siyasi tercihlerini ağırlıklı olarak liberal siyaseti benimseyen partilere oy vererek kullandılar.

***

Kimsenin bir ‘müşteri’ olarak şikayet etmeye hakkı yok.

Madem kendi özgür iradenizle siz seçtiniz, alın size liberal diktatorya!

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

                    

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans