Selamün Yavuz yazdı: Asparagas bir haber

“İNGİLİZ haber ajansı Reuters, bu sabah abonelerine geçtiği bir haberde Türkiye’de yaşanan ekonomik mucizeleri ve doların son iki haftadır aşırı yükselmesinin ardından bir kaç gün içerisinde Türk lirası karşısında anormal değer kaybederek 2012’deki seviyesine geri düşmesini değerlendirdi.

Reuters’ın haberine göre dolardaki düşüş, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta Türk halkına yaptığı ‘Yastıklarınızın altındaki dolarları bozdurun’ çağrısından sonra geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hafta sonunda yaptığı ‘Tulumbanın suyu bitti’ açıklamasının etkisiyle hafta başı çok az değer kazanan dolar, daha sonra dünyada şimdiye kadar görülmemiş hızla düşüşe geçti.

Dünyanın önde gelen ekonomistleri dolardaki bu düşüşün sebebini henüz analiz edemezken  Türkiye’de hükümete yakın kaynaklar Türk halkının cumhurbaşkanının çağrısına kulak vererek yastık altındaki onlarca milyar dolarını Türk lirasına çevirmesi sonucu doların düştüğünü, Türk lirasının ise değer kazandığını belirtiyorlar.

Doların değerinin Türkiye’de birkaç gün içerisinde 2012’ler seviyesine düşmesine henüz bir açıklama getiremeyen ABD Merkez Bankası, Para Kurulu üyelerini acilen toplantıya çağırdı.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra 24 Eylül’de Türkiye’nin notunu düşüren uluslararası kredi değerlendirme kuruluşu Moddy’s’in bu gelişmeyi nasıl değerlendireceği merakla bekleniyor.  

Bu arada Türkiye’de para piyasalarındaki bu mucize gelişmenin uluslararası akademik çevrelerce de dikkatle takip edildiği bildirildi. Oxford üniversitesi yastık altı dolarların ekonomiye olumlu etkisinin daha iyi araştırılması ve akademik bir çerçeveye oturtulması amacıyla ‘Türk Usulü Ekonomik Canlanma’ adı altında bir kürsü kurulması için bir çalışma başlattığı da gelen bilgiler arasında.

Yastık altındaki dolarların Türk lirasına çevrilmesi sonucu sadece Türk lirası değer kazanmayacak, bu miktarda bir paranın ihtiyaç giderilmesi için piyasaya sürülmesi halinde ekonomide talep artarak bir canlanma yaşanacak, üretim artacak, işsizlik azalacak. Uluslararası ekonomik çevreler bunun sonucunda Türkiye’nin 2017 yılında çift rakamlı büyüme hızını yakalamasının mümkün olduğunu söylüyor.

Türkiye’de para piyasası ve Türk ekonomisindeki bu olağanüstü gelişme ile ilgili diğer bir ilginç haber de İsveç’ten geldi. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi yastık altındaki dolarları bozdurma çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şimdiden 2017 Nobel Ekonomi Ödülü’ne en büyük aday olduğunu açıkladı.

Doların değerinin Türkiye’de anormal hızla düşmesinin dünya piyasalarını da etkileyerek bütün dünyada doların değer kaybetme olasılığını göz önünde bulunduran Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim’in Uluslararası Para Fonu (IMF) başkanı Christine Lagarde ile bu akşam acilen görüşmesi bekleniyor.

Yastık altındaki dolarlarını Türk lirasına çevirerek bu inanılmaz mucizeyi gerçekleştiren Türk halkı, 15 Temmuz darbesini de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘sokaklara çıkın’ çağrısıyla haftalarca meydanlarda nöbet tutarak püskürtmüştü. Bu mucize, Türk halkının ekonomik darbeyi de püskürttüğü şeklinde yorumlanıyor.”

***

Bu haberin gerçek olmasını çok isterdim, ama maalesef bu asparagas bir haber!

Cumhurbaşkanının çağrısına uyarak elinde avucundaki dövizi memleketin ekonomisine faydası olsun diye Türk lirasına çeviren yurtsever insanların duymak istedikleri bir haber bu aslında. Bu insanlar ülkeleri için yaptıkları fedakarlığın ekonomide karşılığı olacağı beklentisi içindeler.

Bu haberin içinde tek gerçek olan unsur Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Tulumbanın suyu bitti’ açıklaması. Bunu dışında her şey, birçok insanın ekonomik gerçekleri bilmeden hayalini kurduğu bir Türkiye; ama maalesef gerçek bu değil.

Peki, gerçekler ne?

Yıllardır hep diyorduk ‘Borçlanma ekonomisi’ diye. İşte rakamlar…

Yurttaşın tüketici kredisi borcu 2015 yılı sonu itibariyle 306 milyar lira; kredi kartı borcu 79 milyar lira…

2016’nın ilk çeyreği sonundaki verilere göre Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam dış borcu 170 milyar dolar civarında…

Hazinenin toplam dış borç stoku 30 Haziran 2016 tarihi itibarıyla 421 milyar dolar…

Bu borçlar, Türk halkı ‘IMF’ye borç verir duruma geldik’ martavalları atılırken yapıldı.

Daha bu borçların yarısı bile yapılmamışken uyarılar yapan insanlar ‘tu kaka’ ilan edildi, malum basın tarafından hedef gösterildi, hatta vatan hainliği ile suçlandı.

Bu borçlanmaya bağlı borç ekonomisinin sonunun bir saadet zincirinin sonu gibi felaketlere yol açacağı yazıldı, çizildi.

Milyarlık saraylar yapıldı memleketin itibarı artar diye, memleketin itibarı ayaklar altına alındı.

Adında ‘Türk’ adı geçen hiç bir marka Türk sermayesinin elinde değil memlekette. TürkTelekom, Türkcell, Türk Ticaret Bankası… Bunların hiçbirisi Türk şirketi değil. Türk’ün adı bile kullanılarak kandırıldı millet.

Böyle ekonomik kriz dönemlerinde hep ‘Yerli malı, yurdun malı; herkes onu kullanmalı’ deriz ya, koyunlara yedirecek samanımızın bile yerli olmadığı memlekette yerli malı kalmadı ki.

Ama şimdi Cumhurbaşkanı da itiraf ederek ‘Tulumbanın suyu bitti’ diyor ve çare vatandaşın yastık altındaki dolarlarında aranıyorsa, durumun vahametini siz anlayın.

***

Maalesef durum bu kadar vahim. Bu geçmişte uygulanan yanlış politikalardan dolayı siyasi olduğu kadar, ülkenin bekası için de milli bir mesele. Uyarılar ciddiye alınsın, geçmişteki hatalar görülsün, iktidarıyla muhalefetiyle siyasal rant peşinde koşmadan ortak akıl ve bilim neyi gösteriyorsa o yapılsın.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans