Selamün Yavuz yazdı: Atatürk ve Cumhuriyet Devrimleri (10): Dünya nasıl tanıyor?

BİR önceki yazıda Atatürk’e karşı söylenen yalanlar ve atılan iftiraların İngiliz kökenli kaynaklarını ve bir kısım yerli işbirlikçilerini konu edinmiştik.

Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Cumhuriyet devrimlerinin önderi Mustafa Kemal Atatürk sıradan bir komutan, gelişigüzel bir devlet adamı değil, tarihin akışını değiştirmiş, emperyalizme karşı verdiği mücadele ile insanlık tarihine damga vurmuş sayılı dünya liderlerinden biriydi.

Her ne kadar yerli işbirlikçiler ve onların uzantıları Atatürk’ü karalamak için her türlü yolu deneseler de ölümünden 84 yıl geçmesine rağmen dünyada hâlâ saygı ve sevgiyle anılıyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO Genel Kurulu 27 Kasım 1978 tarihinde aldığı bir kararla ‘Uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. Yıldönümünde, 1981 yılında anılmasını’ kararlaştırır.

Alınan kararda ‘Bugün UNESCO’nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası Mustafa Kemal’dir’ notu düşülür. Kararda, ‘Atatürk uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir inkılapçı, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayırımı göstermeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu’ denir; Atatürk’ün nasıl bir dünya lideri olduğu vurgulanır. Bu karar, UNESCO’nun tarihinde bir devlet adamı hakkında alınan ilk ve tek karardır.

Atatürk, Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve cumhuriyetin aydınlanma devrimleri hakkında dünyanın dört bir yanında binlerce, on binlerce kez söz edildi, açıklamalar ve yayınlar yapıldı. İşte onlardan bir demet.

Benim üzüntüm iki türlüdür; önce böyle büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm. İkinci üzüntüm ise, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır.” (Franklin ROOSEVELT, A.B.D. Başkanı)

Bir yenilginin uçurumuna düştüğü halde, ilkin neticesiz sanılan İstiklâl Mücadelesini yapan Türk Milleti, önünde saygıyla eğilmeden bu satırlara son veremez. Zafer neşesiyle kendinden geçmiş bir diplomasinin kararını ‘hayır’ diyerek yırtmak ve yüzlerine fırlatmak örneğini biz Almanlar, Türklere borçluyuz.” (Alman Askeri Dergisi Wissen & Wehr)

Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerlememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır.” (İngiliz, Daily Telgraph Gazetesi)

Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. Dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir.” (An Nahar, Beyrut)

Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biri değildir. Biz Pakistan´da O´nu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. 0, yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildir. Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık duygularıyla O´na çevirmişlerdir.” (Eyüp Han Pakistan Devlet Başkanı, 10 Kasım 1963)

Kemal Atatürk için daimi bir anıt tesisi münasebetiyle Türkiye´ye tebriklerimi arz ile gurur duyuyorum. O´nun gösterdiği yolda yürüyen büyük ulusunuz çok önemli başarılar elde etmiştir. Türk birliğinin ve ilerleyişinin mimarı Atatürk´ün hatırasını anmak için yapılan bu tören, dünyanın her tarafından hür insanlara ilham kaynağı olmuş bir zata çok yerinde bir saygıdır.” (Dwight D. Eisenhower (ABD Başkanı, Anıtkabir Özel Defteri´nden, 1953)

Sakarya Savaşı, Sakarya Zaferi, yirmi yaşımın en kuvvetli hatırası olmuştur. 0 zamanlar kendi kendime diyordum: Acaba ben de ulusumu böylesine seferber edemez miyim, onun ruhuna bu kurtarıcı hamleyi, bu dizgin tanımaz ihtirası aşılayamaz mıyım?” (Habib Burgiba, Tunus Devlet Başkanı, 26 Mart 1965)

Paşa, size nasıl hayran olmayayım? Ben Fransa´da laik bir hükümet kurmuştum. Bu hükümeti Papa´nın Paris´teki temsilcisinin yardımı ile papazlar devirdi. Sizse bir Halife´yi kovdunuz ve gerçek anlamıyla laik bir devlet kurdunuz. Siz, bu taassup içinde laikliği bu topluma nasıl kabul ettirdiniz? Dehanızın büyük eseri laik bir Türkiye yaratmak olmuştur.” (Edouard Herriot, Fransa eski Başbakanı 1933)

Atatürk, yalnız Türk Milleti’nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O’nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.” (Sucheta KRIPALANI, Hint Parlamento Heyeti Başkanı)

Atatürk, dünya üzerinde yeni bir devir açmış bir insandır. Ben, O’nun Türk kadınlarına hak vererek ve bir ülkede anayı, yakışır olduğu yüceliğe eriştirerek Batı’ya ders verdiğini nasıl unuturum.” (Uluslararası Kadınlar Birliği Delegesi, Prenses Aleksandrina)

Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dahi çağımızda Türk milletine nasip oldu.” (D. Lloyd George, İngiltere Başbakanı, 1922)

Atatürk’ün ölümü yalnız Türk Milleti için değil, onun örneğine çok muhtaç olan bütün Doğu milletleri için en büyük kayıptır.” (ELEYYAM Gazetesi, Şam, 1938)

0, Türkiye´yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti. Kemal Atatürk´ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi bir önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hint Müslümanları bugünkü durumlarına hâlâ razı olacaklar mı?”( Muhammed Ali Cinnah, Pakistan´ın kurucusu, 10 Kasım 1954)

Atatürk adı insana bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk ulusuna ilham veren önderliğini, modern dünyayı anlayışındaki ileri görüşlülüğü ve bir askeri önder olarak kudret ve cesaretini hatırlatmaktadır. Şüphesiz ki, Türkiye Cumhuriyeti´nin doğuşu ve o zamandan beri Atatürk´ün ve Türkiye´nin giriştiği derin ve geniş devrimler kadar bir ulusun kendisine olan güvenini daha başarıyla belirten bir başka örnek gösterilemez.” (John F. Kennedy, ABD Başkanı, 10 Kasım 1963)

Kemal Atatürk veya bizim O´nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı. Büyük devrimlerini okuduğum zaman çok duygulandım. Türkiye´yi modernleştirme yolunda Atatürk´ün giriştiği genel çabayı büyük bir takdirle karşıladım. O´nun dinamizmi, yılmaz ve yorulmak bilmezliği insanda büyük bir etki yaratıyordu. 0, Doğuda modern çağın yapıcılarından biridir. O´nun en büyük hayranları arasında bulunmakta devam ediyorum.” (Cavaharlal Nehru, Hindistan Başbakanı, 19 Kasım 1963)

Atatürk´ün Türk Dili Devrimi´ni gerçekleştirmesi ve dinle siyaseti birbirinden ayırarak Türk toplumunun modernleşmesini sağlamak yolundaki çabalarına karşı büyük bir hayranlık duymaktayız.” (Hayato İkeda, Japonya Başbakanı, 11 Kasım 1963)

Atatürk’ün çocukluk arkadaşı Asaf İlbay ölüm haberini aldığı sırada İtalya’dadır. Haberi alır almaz ilk trenle İstanbul’a gitmek için istasyona gider. Asaf İlbay’ın yanında bulunan başka bir Türk arkadaşı, bir İtalyan profesörünün Atatürk’e dair yazdığı bir yazıyı Asaf’a tercüme eder: “11 Kasım 1938’de İtalyan radyosunda bir ses şöyle söylüyordu; ‘Sezar, İskender, Napolyon ayağa kalkınız, büyüğünüz geliyor’“.

***

Evet, Atatürk’ü ve cumhuriyetin aydınlanma devrimlerini evrensel ve kıyaslamalı perspektiften irdelediğimiz bu yazı dizisinin sonuna geldik. Atatürk ilkelerinden ve cumhuriyet devrimlerinden uzaklaştıkça ülkenin ve milletin başına ne gibi felaketler gelebileceğini hemen hemen her gün görebiliyoruz. Onun için bizi biz yapan bu değerlere sıkı sıkı sarılmaya devam etmeliyiz.

Bu vesileyle bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz ve Yaşasın Cumhuriyet diyoruz.

SELAMÜN YAVUZ

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

 

Paylaş

© 2001-2022 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Content is protected !!