Selamün Yavuz yazdı: Azerbaycan elindeki kozu iyi kullanmalı

SOVYETLER Birliği’nin 25 Aralık 1991’de başlayan dağılma sürecinde gerek Doğu Avrupa’da, gerekse eski Sovyet topraklarında birçok sınır değişti.

Çekler ile Slovakların, Romenler ile Moldovyalıların, Beyaz Rusya ve Ukrayna ile Rusya’nın aralarına sınır çekmeleri göreceli olarak kan dökülmeden gerçekleşti. Ama özellikle Kafkasya bölgesinde 1991’den beri çok çetin sınır savaşları verildi.

Bunlardan en kanlısı 1992 yılında Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinin Ermenistan tarafından işgal edilmesi ile yaşanan katliamlardır. Hocalı kasabasında, 24 yıl önce 26 Şubat 1992’de Ermeni askerlerince katledilen 613 sivil insan her yıl Hollanda da dahil dünyanın her yerinde rahmetle anılıyor.

***

Sovyetlerin dağılma sürecinin başlamasından sonra bölgede başlayan etnik çatışmalar, Ermenistan’ın 1991 yılında Dağlık Karabağ’ı kendi sınırlarına katmak istemesiyle çatışma Ermenistan ve Azerbaycan arasında savaşa dönüştü. Bu süreçte Rusya tarafından boşaltılan üslerden elde edilen ağır silahlar, savaşta dengenin Ermenistan’dan yana ağır basmasına neden oldu.

Tamamen Azerbaycan sınırları içeresinde kalan Dağlık Karabağ’daki Ermeni ayrılıkçılar 1991’de bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra Ermenistan askeri birlikleri 1991-1993 yılları arasında bölgeyi işgal ederek bir tampon bölge oluşturdular ve Dağlık Karabağ ile Ermenistan arasında bağlantı kurdular.

Hocalı katliamını müteakip 24 Mart 1992’de sorunun barışçıl yollarla çözülmesini teşvik ve taraflar arasında aracılık etmek amacıyla Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde Minsk Grubu kuruldu, ancak 24 yıl boyunca birçok girişimde bulunulmasına rağmen Karabağ sorununun çözümüne yönelik somut ilerleme sağlanamadı.

Birleşmiş Milletlerin Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarının işgaline son vermesine ilişkin aldığı dört karar da uygulanmadı.

Peki, Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen AGİT Minsk Grubu neden diplomaside başarılı olamadı?

Bunun iki nedeni var.

Birincisi Minsk grubu eş başkanları Rusya, ABD ve Avrupa ülkelerinin desteğini alan Fransa, birbirleri ile etkinlik rekabetine girdiler, biri diğerinin diplomaside başarılı olmasını engelledi. Bu durum Dağlık Karabağ’a ‘de facto’ hakim olan Ermenistan’ın da işine geldi. Geçen 24 yılda Azeri Türklerinin çabaları da sonuç getirmedi.

İkinci sebep ise bu davada haklı olan Azerbaycan’ın, ekonomik ve askeri alanda zayıflığından dolayı eş başkan Batılı ülkelere yeterince ağırlığını koyamaması.

Bilindiği gibi Batı ülkeleri hiç bir zaman haklıdan yana olmadılar, hep güçlüden yana olmuşlardır. Kıbrıs’ta da bu böyleydi, Boşnakların soykırıma uğradığı Balkan Savaşı’nda da. Dağlık Karabağ’da Azeri Türklerine yapılan işgal ve esaret uygulaması da Batının hep güçlüden yana olma stratejisi sonucu 24 yıl sürdü.

***

Bu ayın başında Azerbaycan ordusu askeri bir operasyonla Ermeni mevzileri yararak stratejik öneme sahip bazı tepeler ve yerleşim birimlerini geri aldı. Goranboy ve Naftalan kentleri için tehlike oluşturan Talış köyü etrafındaki tepe ve Seysulan yerleşim birimi işgalci Ermeni çetelerin elinden geri alindi.

Fuzuli bölgesinde, Horadiz kentinin güvenliği için önemli olan Lele Tepesi de Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçti. Azerbaycan askeri birlikleri geri alınan bölgelerde savunma hattı oluşturarak ve mevzileri güçlendirerek hiç bir şekilde geri adım atılmayacağının sinyalini verdi.

Ardından fazla zaman geçmeden çok akıllı bir strateji ile Ermenilerin toparlanıp silahlı karşılık vermesine fırsat bırakmadan Azerbaycan ateşkes ilan etti ve Ermenistan’ı da ateşkese uyması için sert bir dille uyardı.

Bu operasyon sonucu ihtilaflı bölgede Azerbaycan lehine yeni bir askeri ‘de facto’ oluştu.

***

Ama daha da önemlisi geçtiğimiz 25 yılda yeraltı zenginliklerini iyi kullanan Azerbaycan, 10 milyona yaklaşan nüfusu ve yılda 18 bin dolara yaklaşan kişi başına düşen milli geliri ile ekonomik anlamda Ermenistan’ın fersah fersah önüne geçti. 3 milyon nüfuslu Ermenistan’ın yıllık kişi başına düşen milli geliri 7 bin 300 dolarla sınırlı kaldı.

Dolayısıyla Azerbaycan, Minsk Grubundaki Batı ülkeleri için daha geniş ve zengin bir pazar ve Ermenistan’dan daha kârlı olası bir müttefik konumuna geldi.

25 yıl öncesine göre hem askeri hem de ekonomik anlamda Ermenistan’dan daha güçlü olan Azerbaycan Dağlık Karabağ sorununu AGİT Minsk Grubu kapsamında diplomatik yollarla kendi lehine çözmek için bundan sonra elindeki kozları iyi kullanmalı. Tabii bunun için AGİT Minsk grubunda başından beri yer alan Türkiye’nin aktif desteği şart.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans