Selamün Yavuz yazdı: Bugün doğa için ne yaptın?

ÜSTÜNDE 7 milyar 700 milyon insanın yaşadığı dünya artık bu ağırlığı kaldıramıyor. Dünyadaki insan nüfusu artarken, bir taraftan küresel ısınmanın etkisiyle buzullar eriyor, diğer taraftan ormanlar yok oluyor, tarım arazileri çölleşiyor, giderek daha çok insan temiz su ve sağlıklı gıdaya ulaşmakta zorlanıyor.

Yerküremizi verimsiz ve yorgun düşüren sebepler elbette çok çeşitli ve değişik platformlarda da gerek siyasiler, gerek bilim insanları tarafından tartışılıyor. Ama genel anlamıyla kabul edilmesi gereken gerçek şu ki, insanların çoğunluğu üreten değil, tüketen bir varlık haline gelmiş.

Dünyanın geleceği ve doğanın korunması tartışmaları önümüzdeki 30 yıl dünya siyasetine hakim olacak. Bu süreç içerisinde elbette insanların etkileneceği, plastik poşetlerin marketlerde parayla satılmasından tutun, toplu taşımanın ücretsiz olmasına kadar bir dizi önlem kamuoyunda hararetle tartışılacak.

Ancak durumun vahameti gösteriyor ki, hükümetlerin alacağı kararları, sivil toplum kuruluşlarının (STK) taleplerini ve eylemlerini beklemek artık yeterli olmayabilir. İnsanların da birer birey olarak doğayı nasıl koruyabileceğini düşünmesi, bunun üzerine kafa yorması gerekiyor.

Yani, hükümetlerin ve STK’ların yanı sıra doğayı koruma bilinci ve sorumluluğunu bireylerin de üstlenmesi gerekir.

Hepimizin de çocuklarımıza daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak için yapabileceği çok şey var. Doğayı koruma fikri gerçekten ciddiye alınırsa insanların daha duyarlı ve yaratıcı olacaklarına inanıyorum.

İşte size bireysel anlamda doğayı koruma adına neler yapabileceğimizden birkaç örnek…

***

Bütün bir yıl boyunca yediğiniz meyvelerin çekirdeklerini biriktirin. Oda sıcaklığında kurutun. Yazın son aylarında ya da sonbaharın ilk aylarında bu tohumları bir ‘Tohum bombası’ yaparak doğaya atın. Meyve tohumları ağır doğa şartlarına karşı sandığımızdan daha dirençlidirler. Attığınız her 10 tohumdan bir tanesi tutsa ve bunu bir kentte oturan yüz bin kişi yapsa bunun doğaya ne kadar olumlu etkisinin olacağını düşünün.

***

Yerli sebze ve meyveyi mevsiminde yemeye çalışın. Taşıma için daha az akaryakıt tüketilir, daha az karbondioksit salınımı olur, küresel ısınma azalır. Ayrıca daha doğal ve lezzetli gıda tüketirsiniz.  İlla da yazın ortasında portakal, kışın ortasında karpuz yemenize gerek yok. Yerli sebze ve meyve tüketimi yerel ekonomi için de oldukça faydalı.

***

Zevkle tükettiğiniz gıdaların doğaya verdiği yükün farkında olun. İçtiğiniz her bir bardak kahve için 206 litre suyun harcandığını bilirseniz, doğaya fazla yük olmamak adına kahve tüketiminizi belki biraz azaltırsınız.

***

Doğayla ve toprakla daha çok haşır neşir olmaya çalışın. ‘Kentte yaşıyorum’, ‘Bahçem yok’, ‘Tarım arazim yok’ gibi bahaneler uydurmayın. Balkonunuzda bile birkaç saksı içerisinde domates, nane, maydanoz gibi bitkileri doğal ve basit şekilde üretebilirsiniz. Eğer yine de kendi kendinize bahane uydurmaya eğiliminiz varsa, Youtube’dan Türkiye’nin ilk sertifikalı organik solucan gübresi üretimini başlatan EkosolFarm kurucusu Burçin Karababa’nın hikayesini bulup dinleyin. Eminim size de ilham kaynağı olacaktır.

***

Doğa için neyin zararlı, neyin faydalı olduğunu araştırın. Zararlılardan uzak durmayı, faydalı olanları kullanmayı adet haline getirin.

Mutfağınızda, temizlikte, bahçenizde, yaşamın her alanında kimyasal kullanmaktan uzak durun. Doğanın kendi dengesini kurması ve kendini yenileyebilmesi için fırsat tanıyın.

Atık suya yağ karışmasını önleyin. Tencere ve tabaktaki yağ artıklarını sıcak suyla eritip lavaboya dökmek yerine, bir bezle silip yağ bulaşmış bezi çöpe atın. Böylece hem doğayı korursunuz, hem de lavabonuzun tıkanmasını önlersiniz.

Belki bir çoğunuza ilkel gelebilir, ama örneğin mangal yaptıktan sonra külünü doğal bir temizlik maddesi olarak kullanın. Kül, aynı zamanda toprağı zenginleştirir. Yaktığınız ateşin ya da mangalın külünü iyice soğuduktan sonra toprağa karıştırırsanız, toprağın verimi artar. Külde bitki beslenmesi için gerekli fosfor, potasyum, kükürt, bor ve bakır gibi elementler mevcuttur.

***

Özel aracınızı biraz daha az kullanın. Kısa mesafelerde bisikleti, uzun mesafelerde toplu taşıma araçlarını tercih edin.

***

Hammaddesi petrol olan plastik her alanda yaşantımıza girmiş durumda. Plastik eşya kullanımından uzak durmaya çalışın. Plastik eşya yerine, aynı işi yapabilecek taş, ahşap gibi doğal malzemelerden yapılmış eşyaları, ya da daha uzun ömürlü eşyaları kullanmayı tercih edin.

***

Evinizde kullanmadığınız eşyaları hemen çöpe atmayın, ikinci bir kullanılma şansı tanıyın. Ya geri dönüşüme götürün, ya o eşyayı kullanabilecek bir başkasına verin, ya da basit bir tamiratla tekrar kullanın. Örneğin, miadını doldurmuş eşyalar çok iyi şekilde bahçe ve balkon süslemesinde kullanılabilir.

***

Az tüketin, çok üretin!

***

Henüz geç kalmadık… Çocuklarımız için daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak istiyorsak hepimizin de yapabileceği daha çok şey var!

Birazcık olsun bizden sonraki nesillerin geleceğini düşünen, genç kuşaklara yaşanılabilir bir dünya bırakmak isteyen insanın her gece başını yastığa koyarken kendine şu soruyu sorması gerekir: “Bugün doğa için ne yaptım?

 

Selamün YAVUZ

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

        

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

 

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.