Selamün Yavuz yazdı: Gazetecilerin yas günü

10 Ocak Türkiye’de ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak kutlanır.

4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarına bazı haklar ve yasal güvence sağlayan ‘212 sayılı kanun’ adlı düzenlemenin Resmi Gazetede yayınlanışı nedeniyle 10 Ocak günü kutlama günü oldu.

Yani, darbe yasasıyla çalışan gazetecilere bazı haklar ve güvenceler sağlandı.

1961-1971 arasında ‘Çalışan gazeteciler bayramı’ adıyla kutlandı; 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı, ’10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak değiştirildi.

Yani, bir başka darbede 10 yıl önce verilen haklar geri alındı.

Eeee, hakları elinden alındıktan sonra çalışan gazeteciler neyin bayramını kutlayacaklar!

***

Bütün çağdaş dünyada insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, mülteci hakları gibi basın çalışanlarının hakları da evrensel ve medeniyetin insanoğluna bahşettiği bir değerdir. Korunması, yüceltilmesi ve geliştirilmesi hem genel anlamıyla insanlığa, hem de medeni olma yolunda ilerleyen ülkelere sonsuz faydaları vardır.

Basın çalışanlarının hakları ve basın özgürlüğü görecelidir ve onun için de değişik ülke ve rejimlerde tartışma konusudur.

Basın çalışanlarının tek silahı kalemidir, klavyesidir, divitidir, mikrofonudur, kamerasıdır. Yalan haber yapmak için, haberleri çarpıtmak için, okuyucuları, dinleyicileri ve izleyicileri yönlendirmek için eline ateşli silah alıp sağa sola saldırmaz. Yanlışı da, doğruyu da elindeki kalemiyle yapar.

Basın, özgür olduğu sürece okuyucu, izleyici ve dinleyici bulunduğu toplumun tıpatıp aynısı ve aynasıdır. Basın özgür olmazsa toplumla arasındaki ilişkide çarpıklıklar meydana gelir; yalan haber yapar, haberi çarpıtır, okuyucuları, dinleyicileri ve izleyicileri yönlendirir, tarafsız ve bağımsız olamaz.

Çünkü özgür değildir!

***

Basın özgürlüğü, diğer bütün insan hakları ve özgürlüklerinde olduğu gibi, değişen iktidarların ve yönetimlerin baskılardan dolayı göreceli olmaktan kurtarılıp, her zaman ve her yerde eşit haklar ve özgürlükler zeminine oturtulmalıdır.

Değilse basında da ‘Bugün bana, yarın sana’  zihniyeti hakim olur. Ki bu basın özgürlüğünün engellenmesinden daha tehlikelidir.

***

Gazeteci CHP milletvekili Barış Yarkadaş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde ‘2016 Medya Raporu’nu yayınladı. 2016 sonu itibari ile Türkiye’de 173 medya kuruluşu kapatıldı, 142 gazeteci tutuklandı, 800 basın kartı iptal edildi ve 3 bin gazeteci işsiz bırakıldı.

Uluslararası örgütlere göre, dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ülke 2 yıl sonra yeniden Türkiye; 148 gazeteci cezaevinde.

2017 yılının gazetecilik ve medya sektörü için daha zorlu bir yıl olacağını söyleyen Barış Yarkadaş,

‘650 gazeteci hakkında attığı twitlerden dolayı soruşturma yürütüldüğünü biliyoruz. Devletin ajansı, gazeteci Ahmet Şık’a yöneltilen suçlamaları servis ediyor. Yazarlar, aydınlar sokakta ölümle tehdit ediliyor. Hapisteki gazetecilerin sayısı gün geçtikçe kartopu gibi büyüyor. 2016 yılındaki medya ve gazeteciler üzerinde yaratılan korku iklimi çok ürkütücü. Türkiye’de gazeteciler genel olarak önümüzdeki yıldan da umutsuz. 2017’de yapılması muhtemel referandum nedeniyle basına yönelik baskının artabileceği endişesi hat safhada. 2016 yılının medya karnesi ülkemize yakışmayan, ucube bir tablo. Gazetecilik suç değildir. 2017’de hapisteki tüm gazeteciler için yargılama sürecinin başlamasını ümit ediyorum’ diyor.

***

1971 darbesinden çok daha ağır şartlarda işlerini yapmaya çalışan gazeteciler, mecliste Anayasa değişikliği görüşmelerinin başladığı 10 Ocak 2017’den itibaren 10 Ocak tarihini gazetecilere verilen hak ve güvencenin yaş günü değil de ‘Çalışan Gazetecilerin Yas Günü’ ilan etseler aslında daha anlamlı olur.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.
**

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans