Selamün Yavuz yazdı: Gıda güvenliği (1): TESADÜF MÜ?

NEDENSE bütün dünyada  ‘Güvenlik’ denince akla hemen olası bir terör eylemine karşı hükümetlerin ve bireylerin aldığı tedbirler geliyor. Zaman zaman trafikte, özel yaşam alanımızda, bir deprem anında güvenliğimizin ne durumda olduğunu sorgularız.

Ama gıda güvenliğine asla kayda değer bir önem vermiyoruz. Bu konu, geçenlerde ıspanak zehirlenmesinde olduğu gibi bir zehirlenme ya da ihraç edilen portakalların zehirli olmasından dolayı geri iade edilmesi durumunda zoraki birkaç gün gündemde kalıyor.

Bir süre sonra hiçbir tedbir alınmadan, hiçbir doğru bilgilendirme yapılmadan yine sanki her şey yolundaymış gibi hareket ediliyor.

Gıda güvenliği nedir? Kısaca, üretimden tüketicinin sofrasına ulaşana dek gıdalardaki olası fiziksel, kimyasal, biyolojik, mikrobiyolojik ve her türlü zararların öngörülmesini ve uzaklaştırılmasını temel alan tedbirlerin tamamını ifade eden bir tanımdır.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO’ya göre gıda güvenliğinin tarımsal üretimden hasat, işleme, depolama, dağıtım, hazırlık ve tüketime kadar her aşamada besin zincirinin güvenli kalmasını sağlamada kritik bir rolü var.

Yani bu ne anlama geliyor? Üreticinin kullandığı topraktan başlayıp tüketicinin midesine inene kadar geçen üretim, işleme ve tüketim süreçlerinin her aşamasında gıdanın güvenliğini koruyacak tedbirlerin alınması gerekiyor.

Ancak, giderek artan dünya nüfusuna yeterli gıda yetiştirebilmek için geliştirilen endüstriyel tarımda gıda güvenliği nasıl sağlanacak?

Bu soru aslında, dünyada tarım zehiri sektörünü elinde bulunduran iki dev firmanın memnuniyetle duymak istediği bir soru. Çünkü cevapları hazır: Daha çok endüstriyel tarım, daha çok tarım zehiri, daha çok uzun dayanabilir paketli gıda vesaire.

Tamamen kapitalist sistemin kurallarına uygun olarak çalışan endüstriyel tarımın üç temel hedefi var: Kısa zamanda daha çok üretim, daha çok tüketim, daha fazla kâr! Onlar için gıda güvenliği, bu hedeflerini kamufle etmek için kullandıkları bir araçtan başka bir şey değil.

Örneğin Türkiye’de bir Gıda Güvenliği Derneği var. Kurucuları arasında kimler var dersiniz… McDonalds… Hani o yedikçe daha çok yemek istediğimiz hamburgerleri satan küresel firma.

Başka kim var?

Unilever… 1951’de Türkiye piyasasına margarini sokan ve Türk insanının tereyağı ve zeytinyağından uzaklaşarak sağlıksız beslenmesini başaran (!) İngiltere – Hollanda ortak şirketi. (Unilever’in kuruluş hikayesini ve o yıllarda Türkiye’de nasıl bir zeytin talanı yapıldığını okumak için linki tıklayın https://www.interajans.nl/selamun-yavuz-yazdi-hollandadan-anadoluya-uzanan-zeytin-talani/ ).

Peki, bu derneğin yönetim kurulunda hangi firmaların temsilcileri görev almış? Migros, CocaCola, Tetrapak, Danone, Nestle, Carrefour

Hırsıza anahtar emanet etmek gibi bir şey… Türkiye’de insanların gıda güvenliği kimlerin elinde!

Biz ağlanacak halimize gülerken kapitalist sistem tıkır tıkır işlemeye devam ediyor.

Bunu nasıl yapıyorlar? Elbette her zaman yaptıkları gibi üreticiyi ve tüketiciyi kandırmaya devam ederek.

Ne üretici, ne de tüketici sağlıklı ve güvenli gıdanın üretimi ve tüketimi konusunda bilgilendiriliyor! 

Üreticilerin ve tüketicilerin nasıl kandırıldığına bir başka yazıda değineceğim.

Ama sizden bir isteğim var…

Bırakın televizyonlardaki o saçma dizileri, sığ yapay günlük siyasi tartışmaları… Eşinizin, çocuğunuzun, ailenizin daha sağlıklı bir yaşam sürdürmesine bir başlangıç yapmak için sadece bir saatlik bir düşünme zamanı ayırın kendinize.

Alman Bayer firmasının bütün dünyada, hem tarımda kullanılan yabani ot, böcek, mantar gibi zararlı zehirlerini (pestisit) en çok satan, hem de insan sağlığı için en çok ilaç satan bir firma olmasının tesadüf olup olmadığını düşünün.

SELAMÜN YAVUZ

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook:
www.facebook.com/selamunyavuz

 

      

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.