Selamün Yavuz yazdı: Gıda Güvenliği (5): ‘Hızlı yaşa, genç öl’ yöntemi!

GIDA güvenliği deyince elbette tavuk eti ve yumurtasına da bir göz atmak gerekir.

Tavuk eti tüketimi son 15-20 yılda küresel düzeyde inanılmaz boyutlara ulaştı. Ucuz, pişirmesi kolay ve çabuk, varyasyonu çok, çoğu zaman daha pahalı kırmızı et yerine yemeklerde kullanılabiliyor.

Mangal partilerinin olmazsa olmazlarından…

Konuya tavuk civcivlerinden başlayalım. Genelde hayvancılıkta, ama özellikle tavukçulukta erkek cinsiyet pek istenmez. Çünkü ileride horoz olacak bir civciv ne yumurtası için beslenip büyütülür ne de eti için. Kuluçka makinesinden çıkan civcivlerin cinsiyet ayırımı yapıldıktan sonra erkek olanlar canlı canlı doğrudan kıyma makinesine atılırlar. Tüyleriyle beraber bir güzel öğütüldükten sonra salam ve sosis gibi hazır gıda için kullanılabilecek bir ‘Hammadde’ haline getirilirler.

Daha şanslı olan dişi civcivler yumurtalık ya da etlik olarak ayrılır.

Yumurtalık tavuklar 

Yumurtalık için ayrılan tavuklar her gün ve her şartta daha fazla yumurta vermesi için özel karışımlı yemlerle beslenirler. Bütün ömürleri yemek, içmek ve yumurtlamakla geçer.

Yumurta tavukçuluğunda tavukların yaşadıkları ortam ve koşullar dört ana kategoriye ayrılır; üretilen yumurtalar da bu kategorilere göre mühürlenip satışa sunulur.

Mutlaka farkına varmışsınızdır. Marketlerden aldığınız her yumurtanın üzerinde kodlama olur. Yumurtlayan tavuğun hangi şartlarda yaşadığı, yumurtanın hangi ülkede üretildiği bu kodlamada yer alır. Örneğin ‘3’rakamı ile başlayan kodlamada tavuk sürekli kapalı ve kalabalık bir alanda beslenerek yumurtlar. En iyi, en doğal şartlarda yaşayan ve beslenen tavukların yumurtalarının kodlaması ‘0’ rakamı ile başlar.

Çok kalabalık bir alanda hep iç içe yaşadıkları ve dolayısıyla hastalık kapma şansı yüksek olan bu tavuklara düzenli olarak antibiyotik, çok yumurtlamaları için karışımlı besinler verilir.

‘Hızlı yaşa, genç öl’ yöntemi!

Bir de etlik için ayrılan civcivler var. Onların hikayesi daha hazin!

Et tavukçuluğunda hiç 42. gün gizemini duydunuz mu?

Normal şartlarda bir tavuğun kesilip etinin yenebilmesi için 3-4 ay kadar bir sürenin geçmesi gerekir. Tavuk ancak bu kadar sürede fiziksel olarak büyür, etleri kas yapmaya başlar.

Ancak piyasada tavuk etine çok yüksek oranda talep olduğundan tavuk eti üreticilerinin civcivleri büyütüp piyasaya tavuk eti arz edebilmek için bu kadar zamanı yoktur.

İşte endüstriyel hayvancılık buna da bir çözüm (!) bulmuş. Civcivler için ‘Hızlı yaşa, genç öl’ yöntemi!

Nedir bu yöntem?

Tavukların normalde 12-16 hafta olan büyüyüp yetişme süresini yarıya indirmek; yani 6 haftada etli butlu bir hale getirilip kesilmesini sağlamak.

Bunu nasıl yapıyorlar?

Binlerce civcivi nispeten küçük, kapalı, güneş ışığı görmeyen bir kümese tıkış tıkış dolduruyorlar. Civcivlerin orada tünekleme, toprak banyosu gibi doğal ihtiyaçlarını giderme şansları yok, kanatlarını kullanma şansları yok, hareket kabiliyetleri geliştirilmiyor.

Günde 23 saat verilen karışımlı yemler ve sularla besleniyorlar.

Civcivlerin kaldıkları mekanda 23 saat boyunca ışıklar açık kalıyor. Günde sadece bir saat ışıklar kapatılıp civcivlerin dinlenmesine izin veriliyor. Zaman kavramını algılayamayan civcivler bir saat sonra ışıklar tekrar açılınca gündüz olduğunu sanıp tekrar yemeye içmeye başlıyorlar.

Civcivler hasta olmasa bile 10. günden itibaren antibiyotik verilmeye başlanıyor. Toprak banyosu yapamadıklarından bitlenmeyi önlemek için Chrysamed Vet adında bir ilaç ile hayvanlar daldırma ya da püskürtme yöntemi ile ilaçlanıyor.

Bütün bu süreçlerden sonra 6 haftanın sonunda, yani 42. günde civcivler kesime gidiyor ve siz o iki buçuk – üç kilo çeken, aslında bir civciv olan o tavuğu marketten ucuz bir miktar karşılığı satın alıyorsunuz.

Normal organik çiftlik tavuğu 3-4 ayın sonunda ancak en fazla bir buçuk kilogram gelirken, endüstriyel hayvancılığın eseri bu tavuklar 6 haftada 3 kiloya kadar gelebiliyorlar.

Çatlayıncaya kadar…

42.günün gizemi burada bitmiyor…

Tavuklaştırılmış’ civcivleri birkaç hafta daha bu şartlar altında besleyip 3 kilo yerine 4 kiloya getirip piyasaya arz etsek daha kârlı olmaz mı?

Olmaz!

Çünkü, 6 hafta içerisinde kendi doğal bünyelerinin kaldırabileceğinin en az iki katı beslenmiş bu tavuklar 6 haftanın sonunda kesilmezlerse ölürler. Hareket kabiliyetlerini tamamen yitirirler, yem yiyemezler, su içemezler. Yiyip içseler, çatlar ölürler. Yani, 42.günde kesilmek zorundadırlar.

Kaldıkları hangarlarda yer darlığından dolayı hareket edemeyen civcivler her ne kadar etli butlu olsalar da kas yapıları ve kemikleri gelişmediği için aldıkları kiloları taşıyamıyorlar. Yani altı haftalık civcivin kemik ve kas yapısı dört-beş aylık tavuğun etini taşıyamıyor. Böyle olunca da tavuk eti diye bize satılan o madde 15-20 dakikada pişirilir, haşlanır, ızgarası yapılır. Oysa gerçek bir çiftlik tavuğunun et kasları gelişmiştir ve en erken bir buçuk saatte pişer.

O kadar antibiyotik, o kadar karışımlı gıda nereye gidiyor dersiniz? Sizin o marketlerden 30’arlık kolilerle çok cazip fiyata aldığınız yumurtalarla, fiyatı ucuz olduğu için mutfağınızdan eksik etmediğiniz tavuk etiyle sizin vücudunuza giriyor. Sonra da vücudunuzun bağışıklık sistemi çöküyor, mikroplara, virüslere, bakterilere karşı hassaslaşıyorsunuz, obezite belirtileri başlıyor.

Endüstriyel tavukçulukta kullanılan karışımlı yemlerin kız çocuklarında erken yaşta ergenliğin başlamasına, erkek çocuklarında ise meme büyümesine yol açtığı gibi çok ciddi iddialar da bazı uzmanlar tarafından ortaya atılıyor.

***

Sofranızdan güvenli gıdayı eksik etmeyin.

SELAMÜN YAVUZ

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook:
www.facebook.com/selamunyavuz

 

      

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.