Selamün Yavuz yazdı: Kimin diasporası?

SON on yıldaki toplumsal değişimi örgütsel değişime yansıtamadığımızdan…

İki derneğin üye olduğu bir federasyonu toplumu temsil eden örgüt saymaya başladık.

On yıldır hiçbir faaliyet düzenlemeyen dernekler istatistiklere girdiğinden, Türklerin örgütlü bir toplum olduğunu herkese kabul ettirmeye başladık.

Onbir kişinin katıldığı toplantılar gazete manşetlerinde yer almaya başlayınca, yarım milyonu aşkın nüfusun dertlerine çare aranıyor imajını burada hep birlikte yaratmıştık ne güzel.

13 haneli köyün hemşeri derneği başkanını toplumun lideri sanmaya başladık.

***

Bu insanların, derneklerin, federasyonların o zamanlar bolca akan sübvansiyonları paylaşırken birbirlerine madik atmalarını, toplumsal çoğulculuğun bir gereği saydık. Aramızdan bir sosyolog çıkıp bunlar kırsal toplumun köylü kurnazlığı diye bir açıklama yapmadı.

Seçildiğimiz partiye kızıp kendi partimizi kurunca, siyasal katılım sürecini tamamladığımızı sandık. Aramızdan bir psikolog çıkıp bunun tipik bir aşağılık kompleksi sonucu olduğunu söylemedi; bir siyaset bilimci çıkıp bunun topluma getirisinin ne olacağının, götürüsünün ne olacağının analizini yapmadı.

Bilgiden yoksun fikirler, gündemsiz toplantılar, katılımcısız konferanslar, siyasetten anlamayan siyasetçiler, işçisi olmayan işverenler… Bunların hepsi oldu bu toplumda. Bilerek ya da bilmeyerek bunlara kucak açtık, alkışladık; hataları, yanlışları görmemezlikten geldik.

Her beyaz yakanın altına kravat takanı toplumun kurtarıcısı sandık.

***

Toplumun az çok düşünen, okuyan, biraz bilgi sahibi insanları öyle duruma geldi ki, hep yeni bir örgütsel oluşumdan medet ummaya başladılar.

İki yıl önce ‘Türk diasporası’ sloganıyla böyle yeni bir oluşum başlatılınca, toplum olarak diaspora sözcüğünün anlamını bilmediğimizden, bunu araştırma zahmetine katlanacak da kimse olmadığından, yine hepimiz bunu umutlarla, alkışlarla karşıladık.

Artık Ermeni lobisi bizden korkacaktı!

Artık Hollanda’da Türk düşmanlığı yapılamayacaktı!

Gençlerimizin sorunlarına acil çözümler aranacaktı!

Nihayet toplumda birlik beraberlik sağlanacaktı!

Bunun için Kamu Tartışmaları Merkezi (Centre for Public Debate, CPD) kuruldu. Herhalde olduğundan fazla kütle ağırlığı vermek için de İngilizce bir isim vermişler. Her neyse…

Kendi web sitelerine göre CPD, “Kamusal alanda Hollanda’daki Türk diasporası ile ilgili nesnel tartışmaları teşvik için çalışan kâr amacı gütmeyen bir organizasyondur. CPD hedefi Hollanda’daki Türk diasporasıyla ilgili çeşitli sosyal, kültürel, politik, ekonomik ve tarihsel konularla ilgili bilgi ve belge toplamak; ve daha sonra, yapıcı münazaralar vasıtasıyla halka bulgularını sunmaktır.”

Buraya kadar tamam…

***

Geçtiğimiz hafta bu Türk diasporası, yani CPD, bir terörü kınama bildirisine imza attı. Bildiride Brüksel’deki terör eylemi kınanarak taa on yıl önceki Madrid ve Londra’daki terör eylemleri ile daha önce Paris, İstanbul ve Ankara’daki terör eylemlerine atıfta bulunuluyor.

Hep Batılıları terörü kınama konusunda ikiyüzlülükle suçluyoruz ya… PKK terörünü hiç kınamıyorlar diye. Bu bildiride de PKK teröründen söz edilmiyor. Edilemez de! Neden?

Çünkü bu bildirinin altında PKK ile yakınlığı bilinen iki örgütün de imzası var: FEDKOM ve KOMKAR. Gizlisi saklısı yok, açın web sitelerine bakın. KOMKAR’n sitesinde “KOMKAR, Kürt ulusal değerlerinin gelişip serpilmesi ve bu değerlerin tanıtımı için de önemli çalışmalar yaptı. Bunlardan en önemlilerinden biri; Kürt ulusal bayrağının tanıtımı ve ona sahip çıkılmasıdır. Bugün her Kürt yurtseverinin evinde var olan Kürt bayraklarının büyük bir bölümü KOMKAR´ın çabasıyla elde edilmiştir. Bu, her Kürt yurtseverinin gurur duyacağı bir çalışmadır. Kürt Ulusal Marşı Ey Reqip ve Kürdistan haritasının tanıtılması da KOMKAR´ın çalışmaları arasında sayılabilir” deniliyor.

***

Ve kendisini Türk diasporası diye adlandıran bu CPD, PKK terörünün kınanmadığı bu bildiriye bu PKK yanlısı örgütlerle birlikte imza atıyor. Burada milletin birliğini beraberliğini sağlayalım derken, Türkiye’nin bölünmesine çanak tutmak değil mi bu?

Eğer, hem siz CPD olarak, hem de PKK yanlısı o örgütler her türlü terörü kınamada samimi iseniz bir önerim var.

Daha dün Türkiye’de Diyarbakır, Hakkari ve Mardin’deki hain terör saldırılarında toplam 10 vatan evladı can verdi, şehit oldu. Eğer geçen haftaki terör deklarasyonuna imza atan bütün örgütler gerçekten samimi iseler, sıcağı sıcağına dün Türkiye’de yaşanan terör saldırılarını da kınayan bir deklarasyon yayınlayın.

Eğer bunu yapabilirseniz hem siz Türk diasporası olarak rüştünüzü ispat etmiş olursunuz, hem de toplum sizin samimiyetinize inanır.

Bunu başaramazsanız, bir kez daha diaspora miaspora faso fiso… Beyaz yakanın altına kravat takmakla artık bu işler yürümüyor.

O zaman da ben “Eeyyyy diaspora, sen kimin diasporasısın?” diye sorarım.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.         

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans