Selamün Yavuz yazdı: Merkel’dan doğru ve yerinde karar

ÇAĞDAŞ demokrasilerde erkler arasındaki görev ve yetki alanlarının korunması önemlidir. Almanya’da Erdoğan’a ‘hakaret’ olayında da erkler ayrılığı ilkesini göz önünde bulundurarak ilkeli bir duruş sergilemek önemlidir.

Almanya’da Başbakan Merkel yönetimindeki Hıristiyan Demokrat CDU ile Sosyal Demokrat SPD koalisyon hükümeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine ‘hakaret’ gerekçesiyle dava açılmasını istediği komedyen Jan Böhmermann hakkında, yargılanması talebiyle hukuki süreç başlatılmasına onay verdi.

Bu karar doğru ve yerindedir!

Bu kararın arkasında,  Böhmermann’in Erdoğan hakkında sarf ettiği sözlerin ‘hakaret’ olup olmadığına siyasi otoritenin karar veremeyeceği,  konunun geçerli olan yasal çerçeveler içerisinde yargı tarafından ele alınması gerektiği anlayışı yatıyor.

Konunun yargıya götürülmesine SPD’nin karşı çıktığı bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı; kabine içerisindeki yargı ile yürütme erkleri arasındaki görev dağılımı ile ilgili tartışmaların yaşandığı olasıdır. Çizgileri yasalarla belirlenmiş bir konu hakkında yargı hiçe sayılarak yürütmenin karar vermesi çağdaş demokrasi anlayışı adına büyük bir yanlışlık olurdu; erkler ayrılığı ilkesine de ters düşerdi. Çünkü hükümet yargının yolunu kapatsa, yürütmenin yargıya dolaylı müdahalesi söz konusu olurdu; yargının karar vermesine gerek kalmadan hukuku ilgilendiren bir konuda yürütme karar vermiş olurdu. Bu da günümüzün çağdaş demokrasi ilkeleri ile bağdaşmaz. Anlaşılan Merkel SPD’yi bu konuda ikna etmiş.

Her yıl çeşitli parlamentolarda gündeme gelen sözde Ermeni soykırımı tasarılarına karşı da hep aynı şeyi söylüyoruz. Böyle önemli ve ihtilaflı bir konuda siyasetçiler, yani yürütme ya da yasama değil, tarihçiler karar versin diye. Bu da ona benzer bir olay ve bu konuda da siyasetçiler değil, hukukçular karar vermelidirler. İlkeli duruş bu anlayışı gerektirir.

Almanya hükümetinin bu doğru ve yerinde kararıyla çağdaş demokrasi uyarınca hukukun yolu açılmıştır. Ancak bu, komedyen Jan Böhmermann yargılandıktan sonra ceza alacağı anlamına gelmez. Büyük bir olasılıkla da ceza almayacak.

Bu ceza hukuku davasına Alman Ceza Yasasında unutulmuş çok eski bir madde gerekçe gösteriliyor. Hem Almanya’da bu maddenin kaldırılması, hem de Avrupa’nın diğer ülkelerinde buna benzer maddelerin Ceza Yasasından çıkarılması için tartışmalar başladı ve birçok ülkede bu konuda ulusal konsensüs oluştuğu görülüyor.

Alman hakimleri, eskimiş yasaların harfiyen uygulanması yönünde mi karar verir, yoksa günümüzde ulaşılan konsensüsü mü daha çok dikkate alır, bunu bekleyip göreceğiz. Ama açık toplum fikrinin hakim oldu Avrupa, önümüzdeki birkaç yılda yasalardan böylesi kısıtlayıcı maddeleri çıkaracak gibi görünüyor. Bunu ‘Erdoğan’a küfür ve hakaret edilsin diye yasa değiştiriyorlar’ diye lanse etmek de yıllardır içinde yaşadıkları Avrupa toplumunu, siyasetini ve demokrasisini tanımamanın verdiği cehaletten ileri gelir.

Avrupa ülkelerinde bu konu ile ilgili tartışmalar, devlet adamlarının dokunulmazlık ve devlet adamları ile halkın yasalar önünde eşitlik ilkesinden hareket edilerek yapılıyor. Sadece bu iki konuda Türkiye ile Avrupa ülkelerinde farklı algıların olması bizi yanıltmasın.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.     

 

 

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans