Selamün Yavuz yazdı: Referandum

HOLLANDA‘da ilk referandum 1797 yılında Batavya Cumhuriyeti döneminde yapıldı.  O yılın 1 ve 2 Ağustos tarihlerinde yapılan referandumda ‘federalistler’ ve ‘ünitaristler’ kıyasıya yarıştı; referandumu federalistler kazandı.

Dört ay sonra yapılan darbe ile Federal Anayasa yürürlükten kaldırıldı, ülkenin ‘birlik ve beraberliği’, yani üniter yapısı tekrar anayasaya konuldu.

***

Bir sonraki referandum iki asırdan uzun bir süre sonra 2005’de yapıldı, konu yine anayasa idi; ama bu kez Avrupa Birliği Anayasası’nın kabul edilip edilmemesi. Referandum önergesini AB anayasasından yana tavır alan İsçi Partisi PvdA, Yeşil Sol (Groen Links) ve D’66 vermişti. Ancak bu partiler referandum sonucu hüsrana uğradılar; seçmenin yüzde 61,5’i Avrupa Anayasası’na karşı çıktı.

2007’de aynı konuda yeni bir referandumun gündeme gelmesine Balkenende hükümeti engel oldu; AB Anayasası taraftarları 10 yıldır seslerini çıkartamıyorlar.

***

İsviçre’de 2009’da yapılan referandumla halkın yüzde 57 oranında ‘Hayır’ oyu kullanması sonucu Müslüman ibadethanelerinde minare yapılması yasaklandı.

Hem evet oyu kullanan yüzde 43’ün isteği, hem 350 bin Müslümanın hakkı, yarıdan 7 puan fazla ‘Hayır’ oyu verilmesi sonucu reddedildi.

***

İsviçre’de 8 Şubat 2014’te yapılan referandumda AB üyesi ülkelerin yurttaşlarına İsviçre’de yerleşip çalışma imkânı verilmesi yüzde 50,3 oyla reddedildi.

Yüzde 0,3’lük oy farkıyla, yüzde 49,7 gibi bir azınlığın isteği kabul görmedi.

***

7 Kasım 1982’de Türkiye’de Kurucu Meclisin hazırladığı Anayasa halkoylamasına sunuldu. Anayasa tasarısına karşı çıkan yüzde 8,6’lık bir kesim ‘Hayır’ oyu kullandı; yeni anayasa yüzde 91,4 oy oranıyla kabul edildi. Yüzde 8,6’nın Anayasa tasarısının demokratik olmadığı uyarılarını yüzde 91,4’lük kesim dinlemedi.

Aradan 28 yıl geçti; 1982 Anayasası demokratik değil diyenler bu kez çoğunluktaydı; 27 maddelik anayasa değişikliği teklifi halkoyuna sunuldu; Referandum sonucunda %57.88 ‘Evet’ ve %42.12 ‘Hayır’ oyu çıkarak anayasa değişiklikleri kabul edildi.

Bu değişiklikler demokratik değil diyen yüzde 42.12’lik kesimin sesini kimse duymadı.

***

Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi referandum sorunlu bir yöntem. Demokratik bir yöntem imiş gibi sunuluyor, halbuki en antidemokratik seçim yöntemlerinden birisi. Hem çoğunluğun kararının yanlış olduğu çoğu zaman sonradan fark ediliyor, hem de azınlığın isteği bir oy farkıyla dahi olsa tamamen reddediliyor. Çoğulcu demokrasinin ‘olmazsa olmazı’ azınlık haklarını koruma kuralı hiçbir şekilde dikkate alınmıyor.

***

Bu yıl Avrupa’da üç referandum yapılacak.

Hollanda’da yarın AB’nin Ukrayna ile yaptığı Ortaklık Anlaşmasının Hollanda tarafından imzalanıp imzalanmaması halkoyuna sunuluyor.

İngiltere 23 Haziran’da AB’den ayrılıp ayrılmamayı halkoyuna sunacak.

Henüz tarihi belli değil, ama Finlandiya da euronun para birimi olarak kabul edilip edilmemesini bu yıl içerisinde halkoylamasına sunacak.

***

Her referandumun sonucu ya siyah çıkar, ya da beyaz. Referandumlarda hiç bir zaman grinin renk tonlarına yer yoktur.

Yarınki referandumun sonucu ne olursa olsun, bir oy farkıyla dahi olsa yine çoğunluğun dediği olacak; azınlık isteklerine en ufak bir taviz verilmeyecek.

Oysa çağdaş ve çoğulcu demokrasi, çoğunluğun isteklerini yerine getirmek kadar, azınlığın da haklarını korumak, savunmak ve isteklerini göz ardı etmemektir. Onun için çoğunluğun demokrasisi değil, çoğulcu demokrasiyi savunuyoruz.

Dolaysıyla referandum demokrasilerde uygulanan en anti-demokratik seçim yöntemidir. Onun için bu referandumda ben sandığa gitmiyorum.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.     

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans