Selamün Yavuz yazdı: Soma’ya verilmiş sözler vardı

SOMA Maden Ocağı faciasının üzerinden tam iki yıl geçti. Türkiye’nin en büyük işçi katliamı olarak tarihe geçen faciada 301 maden isçisi hayatını yitirmişti.

Tüm ülkeyi yasa boğan bu facia sonrası sorumlular adalet önünde hesap verdi mi?

Madenci ve ailelerine verilen sözler tutuldu mu?

Hukuksal süreç

Soma’da 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada, 301 madencinin yaşamını yitirmesinin ardından başlatılan adli soruşturmada toplam 46 sanık yargılanıyor.

Savcılık iddianamesi ancak facianın yıl dönümüne iki ay kala 2 Mart 2015 tarihinde Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

İddianamede, tutuklu 8 kişi için, ‘olası kastla öldürme’ suçundan 301 kez 20-25 yıl, ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istendi.

Tutuksuz 38 sanığın da, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 2-15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi.

Sanıklardan 8’i tutuklu yargılanıyordu, ancak 25 Aralık’taki duruşmada da tutuklu sanıklardan iki maden mühendisi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

25 Aralık’taki duruşma bir yönden daha ilginç geçti. Duruşmada Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın maden şehidi ailelerine suçlamalarını ibretle izledik. Böyle bir davranışa vicdansızlık mı desek, merhametsizlik mi, anlatmaya kelimeler yetmiyor.

***
7. duruşması 12 Nisan 2016 tarihinde yapılan hukuksal süreçte karar aşamasına gelinmesi daha yıllarca sürecek gibi görünüyor.

Ensar vakfında yaşanan çocuklara yönelik cinsel istismar davasında bir celsede karar veren adaletin, Soma maden işçileri katliamında neden bu kadar uzun süreye ihtiyacı var, kimleri ‘AK’lamanın hesabı yapılıyor sorusunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Verilen sözler

Soma Maden Ocağı faciasından sonra şehit ailelerine ve maden emekçilerine birçok sözler verildi. Çalışma şartlarının düzeltilmesinden emekçilerin emeklerinin karşılığını daha yüksek ücretle almalarına kadar değişik alanlarda verilen bu sözler yerine getirildi mi, yoksa havada mı kaldı? Bu sorunun yanıtını aşağıdaki çizelgede bulabiliriz.

Verilen sözler Hangi sözler tutuldu
Hiçbir maden işçisine çıkış verilmeyecek. Bir kısa telefon mesajıyla 2 bin 800’den fazla maden işçisine çıkış verildiği duyuruldu.
Maaşlar tam ve eksiksiz ödenecek. Gerekirse devlet bir süre maaşları ödeyecek. Bu söz kısmen tutuldu. Maaşların ödenmesinde bazen gecikmeler oluyor. Hazirandan itibaren maaşlarda prim kesintileri yapılıyor.
Maaşlar en az 2 bin TL olacak. Maden isçilerine verilen maaşlar azami bin 600 seviyesinde kaldı.
Altı maaş ikramiye verilecek. Muhalefet milletvekillerinin girişimlerine rağmen hükümet bu sözü gerçekleştirmedi.
Yeraltında çalışma süresi 7,5 saatten 6 saate indirilecek. Muhalefet milletvekillerinin girişimlerine rağmen hükümet bu sözü gerçekleştirmedi.
Haftalık çalışma saati 36 saati asla geçmeyecek. Bu konuda yasal düzenlemeler yapılmasına rağmen maden işçileri fiilen daha fazla çalışmaya zorlanıyor.
Emeklilik yaşı 55’ten 49’a düşürülecek. Bu söz kısmen tutuldu, ancak maden isçileri fiilen daha uzun süre çalışmaya zorlanıyor.
Ölen madenciler sivil şehit statüsünde sayılacak. Bu söz kısmen tutuldu. Yaşamını yitiren madenci aileleri sivil şehit haklarından fiilen yararlanıyor, ancak şehit statüsü verilmedi.
Bin 400 TL ile bin 500 TL arasında ölüm aylığı bağlanacak. Bu söz yerine getirildi.
Ölen madencilerin yakınlarına TOKİ’den ev verilecek. Bu söz kısmen yerine getirildi. Ancak TOKİ evleri devlet tarafından değil, yardımseverler tarafından toplanan paralarla yapılıyor ve maden şehitleri ailelerine kurayla veriliyor.
Ölen madencilerin yakınlarından bir kişiye iş istihdamı sağlanacak. Bu söz tutuldu, ancak maden şehidi aileleri istihdamın 1 kişi ile sınırlı kalmasından memnun değil.
Resmi tatiller ve yıllık izinler yeraltı sigortası olarak yatırılacak. Bu söz tutuldu.
Taşeron sistemi kaldırılacak. Muhalefet patilerinin ve maden emekçilerinin girişimlerine rağmen bu söz yerine getirilmedi.
İşsiz kalan işçilerin mağduriyeti giderilecek, işçilerin aldığı tazminatlar bir yasa çıkartılarak işsizlik fonundan ödenecek. Bu söz yerine getirilmedi.

Kaynak: Cumhuriyet, 14 Mayıs 2016

‘Sosyal felaket’

Maden emekçilerinin haklarının yerine getirilmesi, iş güvenliğinin sağlanması ve çalışma koşullarının düzelmesi ile bu işçi kardeşlerimiz ve yakınları maddi ve manevi biraz daha rahatlayacaklar.

Diğer yandan maden şehitleri ailelerine verilen sözlerin yerine getirilmesi ve suçluların bir an önce cezalandırılması de onların acılarını bir nebze de olsun hafifletecek. Bölgede yaptığım ziyaretlerde konuştuğum şehit aileleri ve maden emekçilerinden biliyorum; halâ acılar çok taze ve çok derin.

İzmir’in Kınık, Manisa’nın Soma ve Kırkağaç ile Balıkesir’in Savaştepe ve İvrindi ilçelerinde 10’larca köyde yaşanan acılar o bölgede büyük travmalara yol açtı. Nitekim Soma Davası’nı gören mahkemeye bilirkişi raporu sunan Türk Sosyal Bilimler Derneği, yayınladığı raporda Soma maden faciasını ‘Doğal değil, sosyal bir felaket’ olarak tanımlıyor. Facia sonucu 432 çocuk babasız, 255 kadın eşsiz kalmış.

Bu facia önlenebilir miydi sorusunun yanıtını bulmak zor, ama işveren yükümlülüklerini yerine getirse, devlet denetimlerini yerinde ve zamanında yapsa, hükümet o bölgede ‘dayıbaşı’ denilen taşeron sistemi gibi ilkel istihdam yöntemleri yerine daha sosyal istihdam politikaları uygulasa kesinlikle bu facianın boyutu ne bu kadar büyük, ne de acılar bu kadar derin olurdu.

Ve verilen sözlerin hepsi yerine getirilse, maden şehidi ailelerin acıları ve maden emekçilerinin kaygıları önemli ölçüde azalırdı.

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans