Selamün Yavuz yazdı: Son sosyal demokrat Hollanda Başbakanı: Wim Kok

HOLLANDA eski başbakanlarından Wim Kok geçtiğimiz günlerde yaşamını yitirdi. Dost, düşman herkes tarafından sevilen, sayılan bir devlet adamıydı. 80 yıllık ömrünün yarıdan fazlası kamuya hizmetle geçti; bir milyona yakın üyesi bulunan FNV sendikası lideri, İşçi Partisi PvdA Meclis Grubu Başkanı,  Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı, Başbakan ve en son da Devlet Bakanı olarak görev yaptı.

Onu bu kadar sevdiren belki de ilk Başbakan olduğu gün “Bütün Hollandalıların başbakanı olacağım” demesiydi.

1980’li yıllarda sendika lideri iken ‘Hollanda tipi uzlaşma modeli‘ni (poldermodel) geliştirdi, işçileri greve yönlendirmek yerine işverenlerle masaya oturarak işçi çıkışını önlemek için kıyasıya pazarlıklar yaptı, ancak çalışanlara çıkış verilmezse maaşlara zam talebinden (loonmatiging) vazgeçeceklerini söyledi ve öyle de oldu. Hatta 1990’lı yıllarda Hollanda ekonomisinin büyümesinin sebebi olarak bu uzlaşma modelinin hayata geçirilmesi olduğu söylenir.

Başbakan olduğu dönemde Hollanda tarihinde görülmemiş bir kalkınma ve ekonomik büyüme yaşandı; herkesin sosyal refah düzeyi ve alım gücü arttı. Bütçe fazla vermeye başladı; öyle ki her haneye devletin bütçesinden 100 Gulden para verildi.

Wim Kok Avrupa idealine inanan birisiydi; Maliye Bakanı olarak 1992 yılında Maastricht Antlaşması’nın temelini atarak Euro’nun AB para birimi olarak kulllanılmasına en büyük katkıyı yaptı.

Hollanda Türk toplumu onu öncelikle sendika lideri olarak tanıdı, sonra da ‘Kel adam‘ Den Uyl’in yerine geçen siyasetçi olarak desteğini esirgemedi.

Başbakan olduktan bir yıl sonra Hollandalı BM güçlerinin denetiminde olan Srebrenitsa’da büyük bir soykırım yaşandı. Bu soykırımda Hollanda askeri birliklerinin rolü ondan sonraki yıllarda da hep kafasını meşgul etti, soykırımda Hollanda’nın rolünün en ince detaylarına kadar araştırılması talimatını verdi. Başbakanlığının ikinci döneminin sonlarında, seçimlere çok kısa bir süre kala Srebrenitsa soykırımı ile ilgili yayınlanan raporda 1995’te yaşanan Srebrenitsa soykırımında Hollanda hükümetinin ihmali bulunduğu, Hollandalı BM askerlerinin yetkilendirilmeleri konusunda hükümetin yeterli çaba göstermediği sonucu ortaya çıktı. Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları Srebrenitsa’daki riskleri yeterince hesaba katmamışlardı.

Seçimlere çok kısa bir süre kala, 16 Nisan 2002’de, 2. Wim Kok hükümeti Srebrenitsa’da yaşananların siyasi sorumluluğunu üstlenerek istifa etti.

Wim Kok sosyal demokrasiyi birçok dogmadan arındırdı; liberallerle koalisyon kurarak 76 yıl aradan sonra Hıristiyan demokratların muhalefete düşmesini sağladı; Almanya ile 2. Dünya Savaşı’ndan beri bozuk olan ilişkileri düzeltti; Hollanda Demiryolları, PTT gibi dev kamu kuruluşlarını özelleştirmeden kaçınmadı. 1995’te eski PvdA lideri Den Uyl anısına yaptığı konuşmada “ideolijik tüyleri üzerinizden atın” sözü Hollanda siyasetinde hala konuşulur. İlginçtir, o konuşmanın metnini liberal VVD’li eski Bakan Neelie Kroes ile evli olan dönemin Rotterdam Belediye Başkanı PvdA’lı Bram Peper kaleme almıştı ve bu sözü o konuşma metnine ekleyenin de aslında liberal Neelie Kroes olduğu sonradan ortaya çıkmıştı.

Maliye Bakanı olduğu dönemde Hollanda sosyal demokrasisinin bir kazanımı olan İşgöremezlik Sigortası’nın ayakta kalabilmesi için büyük oranda kısıtlamalar yapılmasına razı oldu. Yine Hollanda sosyal demokrasisinin önemli ilkelerinden biri olan sosyal ödeneklerin çalışanların maaşlarıyla aynı oranda artması prensibinden vazgeçti.

Soğuk savaşın bittiği o çalkantılı yıllarda sosyal demokrasinin kazanımlarını korumak ve kurtarmak için elinden geleni yaptı, zaman zaman da ideolojik tüylerini atmak zorunda kaldı. O’ndan sonra da sosyal demokratlar asla bir başbakan çıkaramadılar.

Ruhu şad olsun!

 

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

                  

 

© InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans