Selamün Yavuz yazdı: Temsilciler Meclisi seçimleri başladı

EVET, Hollanda Parlamentosu’nun alt kanadı Temsilciler Meclisi seçimleri başladı. Seçimler mart ayının üçüncü haftasında yapılacak, ama aslında çoktan başladı.

Şubat ayında yurtdışı seçmenlere oy pusulaları adreslerine gönderildi. Bu seçmenler oylarını Lahey seçim kurulunun eline en geç 17 Mart Çarşamba saat 15:00’te geçecek şekilde mektupla kullanacaklar. Birçok yurtdışı seçmen, oylarını postayla gönderdi bile. Daha önceki seçimlerden farklı olarak bu yıl ilk kez 2 milyon 400 bin 70 yaş üstü seçmen de oylarını mektupla kullanabilecek.

Bir diğer değişiklik de seçimlerin üç güne yayılarak 15, 16 ve 17 Mart tarihlerinde yaklaşık 10 bin sandıkta yapılması.  Bu seçimlerde toplam yaklaşık 13 milyon 200 bin seçmenin oy kullanma hakkı var.

İsteyen her seçmenin istediği gün oy kullanma hakkı olmakla birlikte İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 15 Mart Pazartesi ve 16 Mart Salı günleri Kovid-19’dan dolayı risk grubunda olanların oy kullanmaları, 17 Mart Çarşamba günü ise herhangi bir risk oluşturmayan grubun sandığa gitmesi çağrısı yapıldı.

Her halükârda 17 Mart Çarşamba akşamı resmi olmayan kesin seçim sonuçları ekranlara yansıyacak.

Dağılan oylar

Tamamen pandemi gölgesinde yapılan bu seçimler için toplam 37 parti 2-3 haftalık bir kampanya sürecinden sonra en çok oyu almak ya da daha çok oy alabilmek için birbirleriyle mücadele edecekler. Şimdiye kadar açıklanan kamuoyu yoklamalarına göre 37 partiden yaklaşık yarısı seçimlerden sonra bir ya da daha fazla sandalye ile 150 sandalyeli Temsilciler Meclisinde temsil edilecek.

Toplam 150 sandalyenin 17-18 partiye dağılması bu seçimlerden sonra da yine çok partili bir koalisyonun kurulacağı anlamına geliyor. Bu koalisyon da muhtemelen yine liberal VVD lideri Rutte başbakanlığında olacak.

Neoliberalist koalisyon

Hâlihazırdaki 4’lü koalisyon hükümeti de özellikle sosyal-liberal D66’nın büyük oranda oy kaybetmesinden dolayı 17 Mart seçimlerinde çoğunluğu sağlayamayacak gibi görünüyor. Böyle olursa şimdiki koalisyonun seçimlerden sonra yeni bir programla devam etmesi de mümkün değil.

Rutte’nın bir dönem daha başbakan olacağına kesin gözüyle bakılırken seçim sonuçları aslında sadece koalisyon ortaklarının hangi partiler olacağını belirleyecek. Rutte’nın, ikinci büyük parti olması beklenen ırkçı PVV ile dört sandalye kazanması beklenen aşırı sağcı FVD ile hükümet kurmayacağını açıklamasından sonra 5 partili bir koalisyon hükümetinin kurulması muhtemel. Çünkü geriye kalan orta büyüklükteki partiler 76’yi tamamlamıyor, birkaç küçük partinin de koalisyona girmesi ya da dışarıdan desteklemesi gerekiyor. Bu da 3-4 sandalyeli küçük partileri bile anahtar parti konumuna getirecek.

Irkçı ve aşırı sağcı partilerin yeni bir koalisyonda yer alamayacağı bize rahat bir nefes aldıracak olsa bile, 10 yıl süren neoliberalist Rutte hükümetlerinden sonra bir dört yıl daha Rutte başbakanlığında neoliberalist politikalara maruz kalmak bize rahat nefes aldırabilecek mi, bilmiyorum.

10 yıllık neoliberalist politikalar

Sağlık sektörüne gerekli yatırımın yapılamamasından dolayı pandeminin 1. dalgası sırasında sağlık sektörünün çökme noktasına geldiğini gördük.

Irkçılık ve yabancı düşmanlığı aldı başını gidiyor. Kamu sektöründe kurumsal ayırımcılığın olduğunun ortaya çıkması ülkede yaşayan yabancıları tedirgin ediyor.

Eğitimdeki bütçe kısıtlamalarından dolayı üniversite mezunu gençler çalışma hayatına en az 20 – 30 bin Euro borçla başlıyor.

Yeterli konut yapılamamasından dolayı satılık evlerin yüzde 80’i açık artırmayla satılıyor; balon gibi şişen konut fiyatlarının ne zaman patlayacağı belli değil.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik giderek artıyor.

Gıda bankasından yardım paketi alanların sayısı günbegün çoğalıyor.

Pandemi sürecinde işveren ve büyük şirketlere milyarlarca Euro yardım yapılırken işlerini kaybeden öğrenciler ve kısa kontratlı çalışan isçiler yardım alamadılar.

10 yıllık Rutte hükümetleri küresel şirketlerin mali durumuna karşı duyduğu duyarlılığı çevre dostu politikalara karşı göstermediler.

***

Hollanda’da yaşayan Türk toplumu sadece ırkçılıktan, ayırımcılıktan muzdarip değil. Bütün yaşanan bu olumsuzluklardan biz de bir şekilde etkileniyoruz. Oyumuzun rengini bu ve diğer sorunlarımıza en iyi çözümler üretmeyi vadeden partilere göre belirleyelim. Oyumuzu kullanmazsak şikayetçi olma hakkımızı da kaybederiz.

SELAMÜN YAVUZ

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook:
www.facebook.com/selamunyavuz

 

      

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans