Selamün Yavuz yazdı: Yeni yaşam biçimi

YAKLAŞIK bir yıldan beri bütün dünya olan gücüyle Kovid-19 salgınına karşı olağanüstü bir şekilde mücadele ediyor. 7 milyar 845 milyon nüfuslu dünyada hemen hemen herkes bir şekilde alınan tedbirlerden etkileniyor. Bu etki bazen o kadar büyük ki bazı alışkanlıklarımızı kalıcı şekilde değiştireceğe benziyor.

Hatta bu değişikliklere yeni alışkanlıklar değil, yeni yaşam biçimi demek daha doğru olur.

Zaman ve mekân

Geçen yüzyılın son 10 yılından itibaren internet ve interaktif iletişim gelişince zaman ve mekân kavramlarının içeriği de tamamen değişti. Özellikle hizmet sektöründe ve diğer masaüstü mesleklerde evden çalışma artık bir zorunluluk haline geldi. Kent merkezlerindeki o koca koca ofislerin içi boşaldı.

Teknolojik yenilikler evden çalışmaya imkan sunuyor. Toplantılarımızı Zoom ya da Team üzerinden yapıyoruz. Sabah ofise giderken hangi kıyafeti giyeceğimizi düşünmeden altta pijama üstte bir bluz ya da gömlekle yeri geliyor kıtalararası toplantılara katılıyoruz.

İş hayatı ile özel hayat da tamamen birbirine karışmış durumda. İş saatleri sırasında evde çocuğumuza yemek hazırlamak da mesai saatinden sonra işle ilgili bir telefon görüşmesi yapmak ya da bir elektronik postayı yanıtlamak da artık olağandışı olma özelliğini kaybetti.

Pandemi döneminde evden çalışma nedeniyle içi boşalan ofisler ve plazalar pandemiden sonra 9-17 arası eskiden olduğu gibi yine aynı doluluğa ulaşır mı?

Sanmıyorum.

Şimdikinden biraz daha kalabalık olur, ama eskiden olduğu gibi herkesin ofisten çalışma alışkanlığını çoktan geride bırakmış olacağız.

Taşınmaz fiyatlarının çok yüksek olduğu gelişmiş ülkelerde hizmet sektörü ofislerini kalıcı olarak küçülterek kaynak yaratacak, o gösterişli plazalar başka başka amaçlar için kullanılacak.

Böyle bir trend zaten vardı, bu daha da hızlanacak.

Yine aynı şekilde alışveriş alışkanlıklarımız da pandemi önlemlerinden dolayı hızlı bir şekilde değişti. Çevrimiçi alışveriş yükselen bir trenddi, ama şimdi gıda ve günlük ihtiyaç dışındaki tüm alışverişimizi 7/24 çevrimiçi yapıyoruz.

Bu tür alışveriş de kalıcı olarak devam edecek. Böylece kent merkezlerindeki alışveriş yapan kalabalıklar azalacak, çevrimiçi satış yapacak dijital altyapısı olmayan küçük esnaf da kent merkezlerinde fazla kalamayacaklar.

Küreselleşme 

Sovyetlerin dağılmasından sonra dünyanın büyük bir kısmı, daha doğrusu gelişmiş ülkeler bir küreselleşme girdabına girdi.

Kendi aralarındaki sınırları kaldırdılar, ticari anlaşmalarla vergilendirmeyi düşürdüler, seyahat kolaylıkları getirdiler, hatta dış turizmi cazip hale getirdiler. Öğrencilerin başka bir ülkede staj yapmaları ya da eğitimlerine devam etmeleri kolaylaştı.

Daha küresel düşünen bir genç kuşak oluş(muş)tu.

Ama pandemiden dolayı özellikle 1. Dalga sırasında getirilen seyahat yasakları bu küreselleşme trendinin tekerine çomak soktu.

2.Dalgada seyahat yasağı yerine kısıtlamalar var, ama yine de insanların seyahat alışkanlıkları oldukça değişti.

İnsanların çoğu zoraki de olsa lokal ve ulusal sınırlar içerisinde kalmaya odaklandı. Hatta birçok insan kendi ülkelerinin güzelliklerini bu sayede keşfettiler. İnsanların lokal ve ulusal sınırlar içerisine odaklanması belki de yeni bir şovenizm ve milliyetçilik akımını da beraberinde getirecek.

Kovid-19 ne kadar daha bizimle yaşamaya devam edecek bilinmiyor. Belki de enflüanza gibi bir ömür boyu birlikte yaşamayı öğreneceğiz, ama uzak diyarlarda Kovid-19’a yakalanma korkusu bir süre daha insanların seyahat ve tatil alışkanlıklarına etkili olacak. Birçok ülkede iç turizm yeni bir ivme kazanırken dış turizm uzun bir süre 2020’den önceki seviyeye gelemeyecek.

Fiziksel mesafe

Elbette yeni alışkanlıklarımızdan birisi de karşılaştığımız, misafir ettiğimiz ya da bizi misafir eden eş dostlarla hemen tokalaşmak, şapur şupur öpüşmek yerine alternatif selamlaşma yöntemlerini devam ettirmek olacak.

Toplumda ve resmi literatürde yanlışlıkla sosyal mesafe denilen, ama aslında fiziksel mesafenin kastedildiği, en az 1 buçuk metre mesafede selamlaşma ve durma alışkanlığımız da yıllarca devam edecek. Belki tokalaşma ve sarılıp öpüşme alışkanlığımızı yeniden devam ettiririz ama, bunu çok seçici bir şekilde sınırlı sayıdaki insanlarla yaparız.

Böylece daha önce öpüşme ve tokalaşma insanlarla mesafeyi belirlerken şimdi buna bir de uzaktan selamlaşma eklenerek üç kademeli bir samimiyet mesafesi alışkanlıklarımız arasına girecek. Yani çok samimi olduğumuz kişilerle sarılıp öpüşerek selamlaşmaya ‘Ölümüm senden olsun’ der gibi devam edeceğiz.

SELAMÜN YAVUZ

Elektronik posta: syavuz@kpnmail.nl
Twitter: @SYavuzTR
Facebook: www.facebook.com/selamunyavuz

 

      

 

©  InterAjans/Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2017 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans
error: Üzgünüz, içerik telif hakları nedeni ile korunmaktadır.