Torunoğulları’nın destansı öyküsü

TORUNOGULLARI'NIN DESTANSI OYKUSU yeniErgun KULA / Mustafa KOYUNCU (İnterAjans) – Avrupa ve Türkiye’nin yanı sıra çeşitli ülkelerde de faaliyet gösteren 5 kuşak Torunoğulları ailesinin yaşadıkları destansı öykülerin yer aldığı ‘Narin Kalesi’nden Kaçış’ adlı kitabın Hollanda’daki tanıtım toplantısı yoğun ilgi gördü.

Usta yazar Murat Tuncel’in dört yıllık araştırmasının ürünü olan 600 sayfalık yapıtın Den Bosch kentindeki Edelstaal Şirketler Grubu’nun genel merkezinde yapılan tanıtımına çok sayıda vatandaşın yanı sıra çeşitli kurum ve kuruluşlardan temsilciler de katıldı.

TORUNOGULLARI'NIN DESTANSI OYKUSU 4

Kitabın arka yüzündeki tanıtımında şu ifadeler yer alıyor: “Narin Kalesi’nden Kaçış, Semerkant’tan başlayan bir göçün Mirişhan’da kısa bir mola vererek devam etmesiyle başlıyor. Torunoğulları’nın birkaç kuşağının yaşamına sığan Kars’ta konaklamayla devam eden göç yolu, sonunda Hollanda’nın Den Bosch kentinde sürekli ikametgâhına varıyor. Semerkant’ın cennetinden başlayıp, dünyanın bir başka cennetinde son bulan bu göç yolu, beş kuşak Torunoğulları ailesinin yaşamından kesitler içermektedir… Bu romanda beş kuşak Torunoğulları’nın yaşamanı okurken, kendi yaşamınızdan bazı ayrıntıları da bulacaksınız.”

SELAMUN YAVUZTanıtım gecesinde kitapla ilgili düşüncelerini paylaşan yazarımız Selamün Yavuz, “Ben, InterAjans’taki yazımda Murat Tuncel’in bu romanını ‘Üç boyutlu bir roman’ diye isimlendirdim. Çünkü Murat Tuncel bu romanında göç olgusunu işlemiş, Osmanlı tarihinde 93 harbi diye bilinen Rus harbi dönemindeki Kafkasya bölgesinin tarihinden kesitler vermiş ve yine aynı zamanda Torunoğulları ailesinin Avrupa ve Türkiye’deki ticari başarısını çok güzel ve akıcı bir dille anlatmış. Murat Tuncel bu romanında göç olgusunu (sayfa 481) şöyle anlatmış: ‘Yaşayan insan da bu su gibi sürekli yaşam vadisinde akmak, önü kesilince de kendine yeni yataklar açmak zorundadır.’ Göç konusunda çok kitap okudum, ama göç olgusunun böyle güzel ve gerçekçi bir anlatımını ilk kez Murat Tuncel’in kaleminden okudum.

Kitabın bir tarih kitabı olduğunu anlatan Selamün Yavuz, “Hiç kimse aşklarda, dostluklarda ve düşmanlıklarda insanların Türk mü, Ermeni mi, yoksa Gürcü mü olduğuna bakmıyor o yıllarda. Tam bir dayanışma söz konusu. Bir Ermeni genci bir Gürcü kıza âşık olunca, kızı kaçırmasına Torunoğulları’nın dedesi Türk Molla Biro yardımcı olmuş. Gün gelmiş o Ermeni genç âşık, Molla Biro’yu derin kuyulardan ve Rus zindanlarından kurtarmış. Irk ve din gözetmeksizin tam bir dayanışma örneği. Buna en iyi örnek, Hasan Ağa, Yetvart efendi ve Molla Biro, Mirişhan kasabasının otlaklarına karargâh kuran işgalci Rus General Melikof ile görüşmeye gitmeleri. İşte o görüşme öncesinden bir alıntı: (Sayfa 191) ‘Yetvart efendinin istavroz çıkarmasını gören komutan biraz şaşırdı. Molla Biro’ya ‘Bu köyün hepsi Müslüman değil mi?’ diye sordu. Molla Biro, ‘Hayır, Aşağı Mahalle Hristiyan, Yukarı Mahalle Müslüman, yamaçta ise hem Müslümanlar, hem de Hristiyanlar yaşar’ dedi” Günümüzde din ve etnisite adına dünyada bir sürü vahşetler işleniyor. Murat Tuncel’in bu romanını okuyunca insan 130 yıl öncesinin Kafkasya’sında halkların kardeşçe yaşamasına geri dönmeyi istiyor” dedi.

TURGUT TORUNOGULLARI 2Kitabın bir başarı romanı olduğuna da dikkati çeken yazarımız Selamün Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Romanda, beş kuşağın en sonuncusu Turgut Torunoğulları’nın ticari girişimciliği de anlatılmış. Turgut Torunoğulları’nın Edelstaal Fabrikası’nı satın alma öyküsü, Torunoğulları eğer Karslı olmasa mutlaka Kayserili olurdu dedirtecek cinsten. Leerdam kasabasındaki bir bakkal dükkânından bir tencere fabrikasının bütün hisselerini satın alma sürecinde Turgut Torunoğulları’nın hayalleri, tereddütleri, pazarlamacılık başarıları, aile bireylerine ve çalışan pazarlamacılara karşı duyduğu sorumluluklar iç içe yoğrularak anlatılmış Murat Tuncel’in bu romanında.

TORUNOGULLARI'NIN DESTANSI OYKUSU 3Ama aynı zamanda girişimcilik ruhu ve başarılı olma hevesi de akıcı bir dille anlatılmış. Edelstaal ortaklarından Elias Efendi hisselerini Turgut Torunoğulları’na devretme aşamasında kendi babasının ‘Çift ayağının üzerinde durduğun gibi tek ayağın üzerinde de durmayı becerebilmelisin’ sözlerini hatırlatmış. Ben bu romandan Torunoğulları ailesinin genetik yapısı ile ilgili bir sonuç da çıkardım. Bunu şöyle özetleyeyim: Torunoğulları ailesinin genetik yapısında paylaşımcılık ve sorumluluk var! Edebi değeri olan bir roman okurken hep elimde kalemle okurum. Önemli bulduğum sözlerin altını çizerim. Edebi bir romanda mutlaka kıssadan hisse çıkarabileceğimiz sözler vardır. Sevgili Murat Tuncel’in bu romanında altını çizdiğim bir paragrafla sözlerimi bitirmek istiyorum. (sayfa 263) ‘Düşündüğünüz ufuk ne kadar genişse, kaldığınız yer de o kadar genişler. Eğer düşünce ufkunuz darsa bulunduğunuz yerin geniş olmasının bir anlamı olmaz.’ Sizlerin de ufkunuzun geniş olmasını diliyorum.”

YAVUZ NUFELMUZAFFER YANIK

Gazeteci yazar Yavuz Nufel, Murat Tuncel ile ilgili olarak “O bir Yaşar Kemal’ tanımlamasını yaparken, “Türünün çok az örneği olan bir kitap karşımızda. Bir değil üç roman yazmış. Kendisini kutluyorum” dedi. Nufel, Torunoğulları ile ilgili anılarını da paylaşırken, aile için vefanın son derece önemli olduğunun altını çizdi. Yazarlarımızdan Muzaffer Yanık da Tuncel’in sanatçı kişiliğinden söz ederek, birçok sanatçıya çabalarıyla yol gösterdiğini, ışık tuttuğunu kaydetti.

TURGUT TORUNOGULLARI

Edelstaal Group Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları yaptığı konuşmada “Her şey hayalle başlar ve yeterli çabayı gösterirsen gerçeğe dönüşür. Sizler de hayallerinizden vazgeçmeyin. Bu kitabı severek okuyacağınıza inanıyorum” dedi.

‘Narin Kalesi’nden Kaçış’ romanının aslında 150 yıllık bir göç hikayesini anlattığını belirten yazar Murat Tuncel, bu 600 sayfalık kitabın aslında başarılı bir ailenin biyografik romanı olduğunu da söyledi. Tuncel “Bu kitap aslında hem bir 150 yıllık göçün, hem de bir başarının romanı. Ayrıca bir bavul ile Hollanda’ya gelip burada büyük bir iş yerini yöneten bir ailenin başarı hikayesi” dedi.

MURAT TUNCELYazar Murat Tuncel bu romanın ilk aşamasından yazım aşamasına geçinceye değin dört yıl geçtiğini söyledi. Tuncel “Bu 4 yılın yanı sıra 2 yıllık bir araştırma ile birlikte 6 yılda 600 sayfalık bir roman ortaya çıktı. Narin Kalesi’nden Kaçış romanında öncelikle insan sorunlarını ön plana çıkardım. Ayrıca da bizim insanların başarabilmesi için nelere ihtiyacı olduğunu biraz vurgulamaya çalıştım. Ayrıntılı yaşamında işadamına biraz da göndermeler yaptım. Bu daha çok sosyal anlamda gerçekleşti. İnsanların yapabildiğinin en iyisini yapması mesajını vermeye çalıştım. Bu kitap çok edebi bir aile biyografi romanı. Türk edebiyatında da bu alanda yapılan 4 roman var. Bu roman da beşincisi oldu. Türk edebiyatına böyle bir hediye sunduğum için çok mutluyum. Şuanda 4 baskı oldu. Çoğu Avrupa’ya geldi. Türkiye’deki okuyucuya çok azı gitti. Bu dördüncü baskısı ile 6 bin adet basılmış oldu. İleri i dönemde Hollandacaya çevrilmesi de son derece önemli olur” ifadesini kullandı.

Erdal, Ertan ve Aykut Torunoğulları da kitapla ilgili düşüncelerini toplantıya katılanlarla paylaştılar.

TORUNOGULLARI'NIN DESTANSI OYKUSU 2

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans