“Türkiye’de mahsur kalmamın nedeni sizlersiniz”

TÜRK kökenli Hollandalı köşe yazarı Ebru Umar, Türkiye’de gözaltına alınmasından ve kendisine ülkeyi terk etme yasağı getirilmesinden Hollanda’daki Türklerin sorumlu olduklarını öne sürdü.

Ücretsiz dağıtılan Metro adlı gazetedeki yazısında Umar, “Hollanda vatandaşlığınızdaki fiyaskodan dolayı sizleri kutluyorum” ifadesini kullandı. Ebru  Umar, Hollanda’daki Türkleri NSB (2.Dünya Savaşı döneminde Hollanda’da faal olan Nazi yanlısı siyasi parti) davranışı sergilemekle suçladı. Hollanda Türk toplumunu aşağılayan ifadeler kullanan Umar, “Türkiye’de mahsur kalmamın nedeni sizlersiniz” diye yazdı.

Rotterdam Başkonsolosluğu tarafından Hollanda’daki çeşitli sivil toplum kuruluşlarına gönderilen elektronik ileti, iki ülke arasında gerginlik yaratmıştı.

Rotterdam Başkonsolosluğu, elektronik iletinin bir çalışan tarafından gönderildiğini ve yanlış anlaşıldığını bildirmişti.

Bazı sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, gönderilen elektronik postadaki çağrının, Almanya’da kamu televizyonu ZDF’de “Neo Magazin Royale” programında okuduğu şiirde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret eden komedyen Jan Böhmermann’ın desteklenmesi amacıyla yapılmış yeni hakaretlerle ilgili olduğunu savunurlarken, bazıları da vatandaşların birbirlerini ihbar etmelerinin istendiğini iddia etmişlerdi. Ebru Umar da, attığı bir tweetten dolayı gözaltına alınmasının hakkındaki bir ihbar sonucu olduğu görüşünde.

YANKILAR

Ebru Umar’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten Türkiye’de gözaltına alınmasının Hollanda’daki yankıları sürüyor.

Siyasiler, hükümeti Umar konusunda Türkiye’ye yeterince tepki göstermemekle, sığınmacılar anlaşması nedeniyle Türkiye’ye karşı güçsüz pozisyonda olmakla suçlarlarken, medyanın da kişiliğe hakareti basın özgürlüğü olarak tanımlaması dikkati çekiyor.

Hollanda’daki Türklerin Ebru Umar’ın gözaltına alınmasına sevindikleri iddia edilen haberlerde, bunun Türklerin Hollanda toplumuna “uyumlarındaki başarısızlıklarının” göstergesi olduğu savunuluyor. Basın özgürlüğünün, hakaret ve sövme özgürlüğü olmadığına vurgu yapan Türkler, AK Partili olsalar da olmasalar da “Erdoğan’ın adamları” olarak tanımlanıyorlar.

Hollanda basınının “Ya Ebru’dan ya da Erdoğan’dan yanasın” şeklindeki yaklaşımı ülkedeki vatandaşlar arasında kaygıya ve tepkilere neden oluyor. Bazı vatandaşlar, kendilerini iki ülkenin baskısı altında kalmış hissettiklerini belirtiyorlar.

Adlarının yayınlanmasını istemeyen bazı vatandaşlar, “Türkiye’yi üzerimizde baskı kurmakla suçlayan Hollanda, farklı davranmıyor. Her şey siyah ya da beyaz değil. Basın ve ifade özgürlüğü elbette son derece önemli ve korunmalı. Ancak özgürlükler sınırsız değildir. Basın ve ifade özgürlüğü insanlara birbirlerine hakaret etme, sövme özgürlüğü vermez. Politikacı eleştirilecekse, yaptıklarından ya da yapmadıklarından dolayı eleştirilir. Kişiliğe yönelik hakaret, kime yönelik olursa olsun kabul edilemez” dediler.

RUTTE 

Başbakan Mark Rutte, Hollanda’nın, AB’nin Ankara ile sığınmacılar konusunda yaptığı anlaşmadan dolayı Türkiye’ye boyun eğdiği ve “korkak tavır sergilediği” şeklindeki suçlamalara sert tepki gösterdi. Rutte, Hollanda’nın basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel değerlerin korunmasına özen gösterdiğini, bunların pazarlık konusu yapılamayacaklarını kaydetti.

Başbakan Mark Rutte’nin Ebru Umar ile telefonla görüştüğü öğrenildi.

 

(İnterAjans)

 

© InterAjans – Haberlerin tüm hakları İnterAjans’a aittir, izinsiz kullanılamaz.

Paylaş

© 2001-2021 InterAjans.nl • Her hakkı saklıdır.

Back To Top
Inter Ajans